Haber365 Ana Sayfa » Magazin » Nil Erkoçlar Erkek Olarak İlk Röportajını Verdi! (Galeri)

Nil Erkoçlar Erkek Olarak İlk Röportajını Verdi! (Galeri)

Nil Erkoçlar Erkek Olarak İlk Röportajını Verdi! (Galeri)
24.02.2013 Pazar 09:47
Bu Habere 106 Yorum Yapıldı
Bu Haber 269941 Defa Okunmuştur
Nil Erkoçlar, yeni adıyla Rüzgar; cinsiyet değişimi sonrası ilk kez Ayşe Arman'a konuştu! İşte o bomba röportaj..

Nil olarak var olduğum müddetçe ben bir yalandım…


Şu anda 26 yaşında. Oyunculuğa 10 yaşında reklam filmleriyle başlıyor, 15 yaşında Molped reklamında oynuyor, sonra dizi oyunculuğuna geçiyor. Sadece yetenekli değil, çok da güzel bir kadın. Fıstık gibi. İşte aynı Nil, şu anda karşımda erkek olarak duruyor. 3 hafta önce, ameliyatla erkek olmuş. Gazetelerde çıkan haberler doğruymuş. Fakat sadece bedeni değil erkek olan. Karşımdaki erkek, yeni adıyla Rüzgar, gerçekten bir erkek. Bütün enerjisi, verdiği his, beden hareketleri, konuşması, sesi, mimikleri…

İnsan hayret ediyor. Kollarındaki dövmeler, oturması, kalkması, yürüyüşü… Ve göğsü dümdüz. Memeleri yok edilmiş. Bacağından da erkek cinsel organı yapılmış. 20’li yaşlarında yakışıklı, alımlı bir erkek. Her şeyiyle erkek, güzel bir erkek. Kadınken de güzelmiş o ayrı. Ve o güzel kadın bedeni, 26 yıl boyunca içinde bir erkeği gizlemiş. Hatta hapsetmiş. Ve sonunda Rüzgar Erkoçlar, kendi özbenliğine kavuşmuş. Hakkında çıkan haberlerin aslını, birinci ağızdan duymanız için bana aşağıdaki röportajı verdi, yoksa konuşmaya, ortalığa çıkmaya niyeti yok…Büyük mücadeleler vermiş bu genç adama şans diliyorum. Ben onu çok sevdim. Yolu açık olsun.

Farklı olduğunu hissettiğinde kaç yaşındaydın?

- 5 ya da 6…

Neydi peki farklılık?

- Görüntüm kızdı ama diğer kız çocukları gibi değildim. Barbie’lerle, bebeklerle oynamıyordum. Aklım fikrim erkek oyunlarındaydı. Evcilik oynanacaksa da ben mutlaka baba olacaktım. Sonra futbol oynamayı seviyordum. İyi de oynuyordum. Mahallede takıldığım çocukların hepsi erkekti. Farklıydım işte. Tam adını koyamıyorsun ama içinde hissediyorsun. 14’üme geldiğimde anladım ki, ben kız filan değilim, basbayağı erkeğim.

Ailen?

- Bana çok destek oluyorlar, hep oldular. Ama onların da yaşananları kabul etmeleri kolay olmadı. Ben ortanca çocuğum. Bir ablam, bir de kız kardeşim var. Bizimkiler benim erkek olmamı çok istemişler. Ama kız doğmuşum. Biyolojik olarak tabii!

Küçüklüğünde etek, elbise giydirilince rahatsız oluyor muydun?

- Hem de nasıl. 10 yaşında filandım, bir çocuk markasının erkek reyonundan şort veya tişört aldı annem, daha doğrusu ben seçtim, o da itiraz etmedi. Dünyalar benim oldu! İçinde kendimi en rahat hissettiğim giysilerimdi. Saçlarımı, Amerikan tıraşı kestirince de kendimi çok beğenmiştim. O halimle bir akrabamızın düğününde kızlar tuvaletine girecektim, orada çalışan biri, “Oraya giremezsin! Erkeklere girmen gerekiyor” demişti de ne kadar mutlu olmuştum. İçimde bitmeyen bir savaş vardı, ruhumla bedenim arasında...

Peki içindeki bu savaşı birilerine anlatabildin mi?

- Hayır. Çok uzun süre kendi içimde yaşadım. Zaten konduramıyorsun da kız gibi hissetmiyorum ama hissettiğim şeyin tam adını da koyamıyorum. Ergenlikte duvara tosladım. Çünkü fark ettim ki, kızlardan hoşlanıyorum. Tıpkı bir erkek gibi. Ama bir kadın bedeni içindeyim. Bu korkunç bir şey! İmalat hatası. Kadınları beğeniyorsun, onlardan heyecan duyuyorsun ama senin ambalajın da kadın. Üstelik güzel bir kadın. Fakat eşcinsel değilsin. Ben lezbiyen olmadığımı biliyordum. Hep doğuştan bana verilmiş o biyolojik bedenden kurtulmak istedim. Onu kırıp çıkmak, özgürlüğe kavuşmak istedim…

Peki regl olduğunda ne hissettin?


- Çok geç regl oldum. Lise sondum. Zaten kız bedenimdeki her şey çok geç gelişti. Memelerim de geç çıktı.

“Daha zayıf olayım, kadınsı kıvrımlarım olmasın” gibi düşüncelerin…

- Yok, zaten zayıftım. Çok fazla ‘kadın formu’nda değildim.

Peki ruhsal olarak ne tür değişimler yaşıyordun?

- Hapishanede gibiydim. İçinden kıstırıldığım bedenden sürekli çıkmak, kurtulmak istiyordum. Bedenim kadındı, ruhum erkek. Ve nasıl yaparım da bedenimi ruhumla özdeşleştirebilirim diye uğraşıyordum. Sırf ruhsal tatmin için gidip erkek dükkânlarından alışveriş yapıyordum ama o da kesmiyordu. Hep bir şeyler eksik kalıyordu.

Lisede filan hiç zorluk yaşamadın mı?

- Yaşamaz mıyım, yaşadım ama hep içimde. Diğer kız arkadaşlarım nasılsa, ben de öyleydim görünüşte, hep etek giymek zorundaydım. Öyle görünmez listeler var, kadınsan şunları şunları yapacaksın, erkeksen bunları, bunları. Ben hep “Başkaları ne der?” düzenine göre hayatımı sürdürdüm.

Şu an karşımda bir erkek duruyor. Ama google’daki fotoğraflarına baktığımda da çok güzel bir kadın…

- Bu benim hem ödülüm hem lanetim. Bu dünyaya kadın bedeninde gelmişim, üstelik güzel bir kadının bedeninde. Güzellik tuhaf bir şeytan tüyü. Küçüklüğümden beri, “Ne güzel bir kızsın sen!” laflarıyla büyüdüm. Güzel olmak karşılıksız sevilmemi sağlıyordu. Beni hiç tanımayan insanlar sırf şirin, tatlı, güzel buldukları için benimle ilgileniyorlardı. E bu da kimsenin kolay kolay vazgeçebileceği bir şey değil, hepimiz sevilmek istiyoruz. Ama ne yazık ki, kendimi bir gün olsun kadın gibi hissedemedim.

Oyunculuk kariyerin…

- 10 yaşındaydım annemle birlikte bir cast ajansına yazıldım. O gündür bugündür oyunculuk yapıyorum. Reklamlarla başladım, sonra diziler geldi. İlki Molped reklamıydı, 15 yaşındaydım o zaman. İlk dizim ‘Seni Yaşatacağım.’ Berna Laçin’in kızını oynadım, sonra Kadir İnanır’la oynadım ve gerisi geldi, 16 senedir bu sektörün içindeyim…

Oyunculuğunun, durumunu gizlemekte bir faydası oldu mu?


- Oldu. İyi oyuncuymuşum demek ki, kimse bir şey anlamadı. Ama ‘hayatımı kolaylaştırdı mı’ diye sorarsan, hayır. Düşünme fırsatım bile olmadı. Sürekli çalışıyordum. Hiç durmadan. Kendi içime dönüp düşünebileceğim bir zaman kalmıyordu bana. Sadece iş. Sadece iş. Ve o işin ardı arkası kesilmedi.

Peki bu kadar güzel bir kadına asılmıyor muydu adamlar?

- İşte esas sorun oydu. Erkekler sürekli laf atıyor, beraber olmak istiyor, anlatamıyorsun. Hep susmak zorunda kalıyorsun. Her şeyi kendi içimde yaşadım. Ben kadın bedeniyle oyunculuk yaptığım dönemde, bir görüşmeye gideceğim zaman, o dişi kıyafetleri giymeden banyoda ağlardım. Çok zordu. Parlatıcı sürmek bile işkence gibi geliyordu bana. Kadınların hoşuna gider güzelleşmek, süslenmek, makyaj yapmak ama ben kadın değilim ki, nefret ediyordum. Hele topuklu ayakkabı giymek…

Şu an o kadar rahatım, özgürüm ki, oynamama gerek yok, kendimim. Senelerce oynadım. Tamam dizilerde oyuncuydum ama onun dışında kendi gerçek hayatımda da oynuyordum Nil diye bir kadını. Sadece kamera önünde değil yani. Sete gittiğimde de bir kadın gibi davranmam gerekiyordu, el hareketlerimden mimiklerime kadar, oysa içimde fırtınalar kopuyordu...

Ailenden kimse, “Tedavi olacaksın. Psikiyatristlere götüreceğiz seni. Düzelteceğiz” filan demedi mi?

- Ben içimdekileri dışa vurmuyordum ki. Anneme 5 sene önce anlatmaya başladım. 5 yıl önce ona dedim ki “Ben kadınlardan hoşlanıyorum!”

Eeee…

- “Nasıl yani?” dedi. Beni lezbiyen zannetti. Yanlış anlamasın diye, “Ama ben eşcinsel değilim” dedim, “Kadınlardan kadın gibi hoşlanmıyorum, kadınlara karşı erkek gibi hissediyorum.” Zaten o yüzden bu yola girdim, o yüzden ameliyat oldum, o yüzden hormon alıyorum. Özüme dönüyorum. Özüm bu benim. Bir bütün olmaya çalışıyorum. İnsan her şeyden önce kendini sevmeli, ben kendimi sevmiyordum, kendimle barışık değildim. Ancak bu ameliyattan sonra barışabildim.

Ameliyatı olmaya ne zaman karar verdin?

- Son bir senedir yaşadığım psikolojik sorunlar çok ağır gelmeye başladı. Tamam çevreye karşı rol yapıyordum ama artık bünyem kaldırmamaya başladı. Kadınsın ve oyuncusun ya, “Niye hep kısa saçlısın?” diyorlardı, gittim saçlarıma kaynak yaptırdım. Bir taraftan da işimi iyi yapmak istiyordum fakat böyle davrandıkça da kendimden uzaklaşıyordum. Bu çelişkiler yüzünden sorun ağırlaşıyordu.

Peki insan ameliyata girerken ne hissediyor?

- Girerken değil de, çıktığımda ne hissettiğimi söyleyeyim: Yeniden doğmuş gibi hissettim. Nil öldü, Rüzgar doğdu.

Göğüslerin kesildi mi?

- Evet.

Penis mi yapıldı?

- Evet. Bacağımdan kemik alındı, üzerine bir de kas dokusu eklendi.

Hormon almak nasıl etkiliyor insanı?

- Sinirli oluyorsun. Yavaş yavaş kafa yapının da değiştiğini görüyorsun. Şu an daha iyiyim. Daha alışmış durumdayım. Ama cinsiyet değiştirme operasyonu ve süreci gerçekten zor ve eziyetli. Kimse bunu spor olsun diye, zevk olsun diye yapmak istemez. Katlanması kolay bir şey değil. Buna katlanıyorsan, demek ki ortada 26 yıldır süren bir zorunluluk hali var.

Bu kadar set, diziler, insanlar… Hiçbir şeylerden şüphelenmiyorlar mıydı? Bu kadar mı iyi gizliyordun?

- Evet iyi gizlemişim. Zaten işime gidiyordum, merhaba merhaba, işi bitirip eve dönüyordum.

Peki adamlar memene bakıyorlar, popona bakıyorlar, yatağa atmak istiyorlar…

- Kusacak hale geldim. Bir yere kadar ruhun dayanıyor, sonra mümkün olamıyor. Artık ben bu bedenle devam edemeyeceğimi anladım. Ya bu beden bitecekti, ya da ben…

Bunun dışında gizli bir hayatın var mıydı?

- Ben hayatım boyuncu hiçbir erkekle birlikte olmadım, sevişmedim. Hiç erkek sevgilim olmadı. Hoşlanan insanlar oldu ama cinsel olarak hiçbir erkekle olmadım. Hep kadınlarla birlikte oldum. Ama bunu saklamak durumundaydım. Bir dizi yemeği oluyor mesela, “Erkek arkadaşın gelmiyor mu?” Hani “sevgilim sevgilim” diye lafını ediyorum ya, “Nerede sevgilin?” diyorlar, “Niye getirmedin” diyorlar, her defasında bir başka yalan söylemek zorunda kalıyordum.

Peki içince… İçindeki erkek ortalığa çıkmıyor muydu?

- Hayır hiçbir zaman.

En zorlandığın dönem hangisiydi? Şimdi mi?

- Hayır, şu an bir kalıbın içinden çıkıp, özgürlüğüme kavuştuğum dönem. Kendimi kuşlar kadar hafif hissediyorum. Çünkü yalan konuşmaktan nefret eden bir insanım ve hayatım yalandı. Nil olarak var olduğum müddetçe ben bir yalandım.

Burada insan birini suçluyor mu? Ya “Ben neyim?” diye kendi kendine kahrediyor mu?

- Yok kimseyi suçlamadım. Erkek olduğumu biliyordum. Bu konuda bir tereddüdüm yoktu. Sorun, kendimi yansıtamıyordum. O yüzden de kimseyle samimi olamadım, hep bir mesafe vardı insanlarla aramda. Bir ortama girmek istemiyordum, sohbet etmek istemiyordum, çünkü ben; ben değildim. İşim biter, ben giderdim.

Bu anlattığın 26 yıllık yalnızlık…

- Biraz öyle. Her şeyi kabul ederek bu yola girdim. İnsanların beni kabullenmesini de beklemiyorum. İsteyen eder, istemeyen etmez. Ama benim gerçeğim bu, ben erkektim, sadece bedenim farklıydı, şimdi özüme döndüm.

Ameliyata nasıl karar verdin?

- Hep erteliyordum. Biraz sonra, biraz daha sonra… Ama bir baktım ki kendin gibi olamadığın zaman, her şey ‘emanet’ duruyor. İstediğin kadar para kazan, o da tatmin etmiyor. Ben parayı değil, kendim olmayı tercih ettim. Oyunculuğu bırakmayı bile göz aldım…

Peki ameliyata karar verince hemen “Gel” dediler mi?

- Hayır, tabii ki öyle değil. İki sene Çapa’ya gittim. Çeşitli testler yaptılar. Psikolojik tedavi uyguladılar. Ben her terapide hissettiklerimi anlattım. Bir süre sonra doktor kararıyla hormon almaya başladım, yedi aydır kullanıyorum. İki senenin sonunda da “Artık kadından, erkek bedenine geçmeye hazırdır” diye heyet raporu aldım. O rapor olmadan ameliyat olabilmek mümkün değil.

Ünlü olman ekstra sorun yarattı mı?

- E, o yüzden gündeme geldim. Ama unutmasınlar ki, benim de bir ailem var. Bu süreçte onların da hırpalanmasını istemiyorum.

Bu anlattıklarında ‘yanlış’ olan ne var ki? İnsanlar seni neyle suçluyorlar?

- Suçlama değil de çok alışılagelen bir durum değil. O yüzden…

Basında ve sosyal medyadaki kendinle ilgili haberleri okuyunca ne hissediyorsun?

- Benim hayatım, benim seçimim, benim cinsel organım… Kimseyi ilgilendirmez. Kimseye laf düşmez. Böyle düşünüyorum.



Advertorial
Anahtar Kelimeler
Bu Habere Oy Verin
Bu Haber Oylanmadı. İlk Siz Oy Kullanın.
Bu Habere Yorum Ekle
  • Misafir
    01.11.2013 15:06
    Yolun açık olsun..
    Bakiyorm da hep gunah diye hor gorup kotu kotu konusuyorsunz.Allah onun yasadiklarini kimseye yasatmasin cok zor birsey bu yasina kadar neler cekmis.. Bu durumuda ona Rabbim verdi iki secenegi vardi ya bedenine gore hareket edecekti yada ruhuna gore bedenle gezecekti ikincisi agir basmis ve o ikincisini tercih etmis bu gunah midir bilinmez bence tamm Allah'in verdigi bedeni degistirmek gunah ama ruhuda Allah verdi bu konuda hicbir yorum yapamazsinz o Allah'la kulun arasinda olan birsey o yuzden bole sacma sapan ve buyuk konusmayin sizinde evlatlariniz kardesleriniz var..! Rabbim yar ve yardimcin olsun Rüzgar...
  • Misafir
    24.07.2013 12:36
    güLşen
    Kimsenin hayatı kimsei ilgilendirmez tabiki ama yoruma açık kalan yerler herzaman dolar. ii yada kötü kişi gerçekten yapması gerekeni yapmışsa yazıları pek iplemezki önemide yoktur zaten. Benim bu konuda iki haline yorum yapmaktan başka bi eklentim olamaz bayanken gerçekten duru bi güzelliği vardı hoş kızdı kolay kolay hemcinsime gzl demem ama allah var güzeldi yani, erkek haline gelince buda fena olmamış sadece olay bilindiği için dier hali çok daha ii gelio olabilir. zmnla sıfat dahada oturucak gözlerde alışıcak ozaman belli olucak çekici olup olmadığı. değişik olmalı iki cinsinde her yönünü yaşamak ve bilmek. günaha gelince herkesin günahı kendine ...........
  • Misafir
    26.03.2013 13:47
    ne halin varsa gör
    Yazık çok günah....
    kadın gibi yasamanin ne zorlugu var sen keyfin için kendini oyle yapmişsın ALLAH ıslah etsin
  • Misafir
    19.03.2013 00:38
    Anonim.
    YA ABİ SİZ NEYİN KAFASINI YAŞIYORSUNUZ? KENDİNİ ÖYLE RAHAT HİSSEDİYORSA BIRAKINDA ÖYLE KALSIN SİZİN ELEŞTİRME GİBİ BİR LÜKSÜNÜZ YOK. HERKESİN GÜNAHI KENDİNE BIRAKINDA İSTEDİĞİ GİBİ YAŞASIN BİZENE..?
  • Misafir
    15.03.2013 20:58
    mervee
    kimseyi ilgilendirmez!!..
  • turhalnakliyat
    14.03.2013 16:10
    dilara
    belki yazık olmuş ama yakışıklı olmuş yani:)
  • Misafir
    07.03.2013 22:20
    Nil pardon
    Yazı olmuş. Güzel kızdı.
  • Misafir
    02.03.2013 06:55
    yazık
    tmm cok zorlanmıs cok zorluklar cekmıs bızım tahmın edemıyecegımız kadar ama bu ALLAHIN bı ımtıhanıydı yazık ettı kendıne .. ALLAH kendını erkege yada kadına benzetenlere lanet eder bu dunyada ozgur olmak ıcn dıger dunyanı yaktın ..
  • Misafir
    01.03.2013 21:56
    ben
    benim çok sewdiğim oyunculşardan biriydiii çok sewiyor we çok beğeniyordumm çokk güzel biriydin demek istedim ama kızacağını bileceğim için gerçekten çokk yakışıklı olmussun sana ulasa bilmeyi çok isterimmm yakndan grmeyi isterimm sizi sewiyormm hayatınız boyunca mtluluklar :)
  • Misafir
    01.03.2013 20:58
    rüzgar erkoçlar
    tüüüüüh sizin gibi insalara aslında ona kızmamak lazım size kızmak lazım sizler nasıl insansınız yaaaaa siz ne ahlaksız insanlarsınız günah değilmiş dediği şeye bak kız resmen allahın ona verdiği bedeni istemiyo gidiyo erkek oluyo