Haber365 Ana Sayfa » Sağlık » Gebelikte Karın Kasılması ve Erken Doğum!

Gebelikte Karın Kasılması ve Erken Doğum!

Gebelikte Karın Kasılması ve Erken Doğum!
21.01.2011 Cuma 09:45
Bu Habere 0 Yorum Yapıldı
Bu Haber 5438 Defa Okunmuştur
Gebelikte karın kasılması ve sertleşmesi, gün içerisinde özellikle 30. haftadan sonra bebek hareketleri esnasında 68 kez düzensiz aralıklarla olan ve şiddeti düşük kasılma ve karında serleşmeler hissedilebilir..
Bu normal bir durumdur fakat kasılmalar ritmik bir periyoda girmeye doğru gidiyorsa bu erken doğumun habercisi de olabilir.doğum eyleminin zamanından önce başlaması başta uterus kasılmaları olmak üzere anne adayı tarafından fark edilebilen çok çeşitli belirtiler verir.

Bu belirtilerin her anne adayı tarafından bilinmesi gereklidir.erken doğumun gerçekleşmesi için temel şart uterus kasılmalarının olmasıdır. kasılma olmadan serviks açılmaz. kasılmalar bazı gebelerde kendini ağrıyla belli ederken bazı gebelerde hiç bir ağrıya yol açmayabilir.kasılmaların anne adayı tarafından saptanmasıkasılmalarınızın olup olmadığını anlamak için avucunuzun içini karnınıza hafifçe dokundurunuz.

Avucunuzun altında uterusun toplanıyor hissi yaratması kasılma belirtisidir. bu esnada ağrı duyulması şart değildir. bu kasılmaların sıklığını ve süresini ölçünüz. saatte dört kez ya da daha sık ortaya çıkan kasılmalarda mutlaka doktorunuza haber veriniz.diğer belirtilererken doğum tehdidinin diğer önemli belirtileri arasında pelviste dolgunluk hissi adet sancısına benzer kramp tarzı ağrılar pozisyon değiştirmekle geçmeyen bel ağrıları vajinal akıntının artması ya da niteliklerinin değişmesi daha müköz daha sulu ya da kanlı akıntı ortaya çıkması ishalle beraber olan ya da tek başına ortaya çıkan barsak krampları yer alır. bu durumda yine kasılmalarınızı elle kontrol ediniz.

Bu belirtiler kasılma olmadan tek başlarına bir anlam taşımazlar. ancak bu belirtilerden biri varsa ve kasılmalarınızın olup olmadığından emin değilseniz yine doktorunuza başvurmalısınız.erken doğum tehdidi tanısı nasıl konurgerçek erken doğum tehdidi edt tanısını koymak her zaman kolay değildir. gerçekte edt olmayan bir anne adayına edt tanısı koymak anne adayının yan etkileri ciddi olabilen ilaçlarla tedavi görmesine ve uzun süreler hastanede yatmak zorunda kalmasına yol açar. aksine edt olan adayına tanının konamaması ise prematüre bir bebeğin doğumuyla sonuçlanır. prematüre bebek ise yoğun bakım gerektirecek durumlarla ve hatta ölüm riskiyle karşı karşıyadır.

Bu nedenle çok hassas davranılmakta ve muhtemelen gerektiğinden daha fazla sayıda olguda edt tanısı konmaktadır. edt şüphesinde anne adayının risk faktörlerinin ve klinik bulgularının dikkatlice değerlendirilmesi gereksiz yere edt tanısı konan olguların sayısını azaltabilir.ilk incelemelerkasılmalarla başvuran bir anne adayında vajinal kanama yoksa ilk yapılacak inceleme genel anamnez ve gebelik muayenesi sonrası steril vajinal tuşedir. vajinal tuşe yapılmadan hemen önce servikse spekulum yerleştirilerek vajinanın derinliklerinden sıvı örneği alınır.

Bu alınan sıvıda ph ölçümü yapılarak erken membran rüptürü emr araştırması yapılır. bu inceleme önemlidir zira erken doğumların bir kısmı gebe tarafından fark edilen ya da fark edilmeyen emr sonrası başlayabilir. tüm gebelere yapılan rutin incelemeler tam kan ve tam idrar tetkiki idrar kültürü dışında gerekirse gonore b grubu streptokok ve klamidya için vajinal kültür alınır.tuşede serviks açılması belli bir seviyenin üzerindeyse yaklaşık dört cm. edt tanısı kesindir. bu açıklıkta ilaç tedavisiyle doğum eylemini durdurma şansı olmadığından doğum eylemi kendi seyrine bırakılır.

Doğumun prematüre bebeğe yoğun bakım olanaklarının olduğu bir hastanede gerçekleşmesi gerekir.tuşede serviks açılması varsa ve açıklık dört cm. altındaysa servikste silinme incelme varsa kasılmalar takip edilir. bu amaçla ya elle kasılma takibi yapılır ya da kardiyotokografi cihazından faydalanılır. yapılan 20 dakikalık incelemede dört ya da daha fazla sayıda kasılma saptanması durumunda edt tanısı kesindir.

Anne adayı hastaneye yatırılır ve tokoliz doğum eylemini durdurma tedavisine başlanır.kasılmalarla başvuran ve takipte etkin kasılmaları olan ancak serviks bulguları çok hafif ilerleme gösteren olgular tanıda problem yaratır. bu durumda tanıyı kesinleştirmek için hastanede takip yapılır. anne adayı sol yanına yatırılarak damar yolu açılır ve sıvı verilir. iki sattlik aralarla yapılan tuşelerden herhangi birinde serviksteki değişiklik ilerliyorsa edt tanısı kesindir ve tokoliz tedavisi başlanır. servikste değişiklik saptanmadığı sürece tuşelere iki sattlik aralıklarla devam edilir.

Değişme oluştuğu anda tokoliz başlanır. bu takip kasılmalar durana kadar devam eder. değişme olmazsa kasılmalar kendi kendine durana kadar takip devam eder.erken doğum tehdidi nasıl tedavi edilirtokoliz doğum eylemini durdurma tedavisi. şartlar uygun olduğunda erken doğum eylemini durdurmak ve bebeğin büyümesi için zaman kazanmak mümkündür. ancak kullanılan ilaçlar ritodrin ve magnezyum sülfat gibi yanetkileri ciddi olabilen ilaçlar olduğundan erken doğum tanısının doğru konması ve tedaviyi alması sakıncalı ya da gereksiz olabilecek anne adaylarının belirlenmesi önem kazanır.bu amaçla erken doğum tehdidi konan anne adayının rutin antenatal tetkikleri yapılır ultrason ile gebelik haftası belirlenir ve anomali araştırması yapılır.

28 haftanın üzerindeki gebeliklerde kardiyotokografi cihazı ile fetusun iyilik hali ve kasılmaların seyri değerlendirilir. tokoliz tedavisinin başarısız olma olasılığı göz önünde bulundurularak tedavi mutlaka prematüre doğan bir bebek için yoğun bakım şartlarının bulunduğu bir hastanede yapılır.kanaması olan ve kanamasının nedeni tam belirlenemeyen ablatio placenta şüphesi olan koryoamnionit bulguları olan bebeği ölü olan bebeğinde gelişme geriliği olan bebeğinde yaşamla bağdaşmayan anomalisi olan anensefali gibi fetal distres bulguları olan anne adaylarında erken doğum bulguları olsa da tedavi başlanmaz.36. gebelik haftasını tamamlamış olan anne adaylarında ve serviks açıklığı dört santimetre ve üzerinde olan anne adaylarında da doğum kendi seyrine bırakılır.tokoliz uygulanmasıtokolizde uterusun kasılmalarını durdurmaya yönelik farklı ilaçlar kullanılır.

En sık intravenöz yolla damardan ritodrin ve magnezyum sülfat kullanılır.ritodrin kasılmaları etkin bir şekilde durdurabilmesi yanında kalp ve bolizma üzerine önemli etkileri olabilen bir ilaçtır. anne adayında hipertansiyon kalp hastalığı ve ciddi hipertiroidi durumunda kullanılmaz. kan şekerini yükseltici etkisi nedeniyle diabetlilerde çok dikkatli kullanılır.ikinci seçenek olarak kullanılan magnezyum sülfat preeklampsi tedavisinde de kullanılan ve kendine özgü ciddi yan etkileri olabilen bir ilaçtır.

Özellikle çoğul gebeliklerde anemisi olan gebelerde tokoliz uygulamasının sakıncalı olduğu durumlarda yapılan uygulamalarda kalp hastalığı olan anne adaylarında tanısı konamamış koryoamniyonit ya da ablatio placenta varlığında yaşı ileri olan 35 yaş üzeri anne adaylarında intravenöz tedavinin 24 saatten daha uzun sürmesi durumunda ilaca bağlı ciddi yan etkilerin ortaya çıkma olasılığı artar.tedavi esnasında anne adayının tansiyon nabız ateş gibi yaşamsal bulguları kontrol altında tutulur.kasılmalar tümüyle durduktan sonra tedaviye 12 saat daha devam edilir ve kasılmaların bittiğinden emin olunduğunda intravenöz uygulamaya son verilerek aynı ilacın ağızdan alınan tablet şekliyle tedaviye geçilir. muhtemel bir tedavi başarısızlığı ve erken doğum olasılığı gözönünde bulundurularak fetusun akciğerlerinin olgunlaşmasını hızlandırmak amacıyla anne adayına steroid içerikli ilaç enjeksiyonu yapılır.tokoliz tedavisine son verilmesitokoliz tedavisi şartlar elverdiği sürece 36. gebelik haftasına kadar devam ettirilir ve bu süre içerisinde anne adayı hastanede sıkı takip altında tutulur. tokoliz tedavisine rağmen kasılmaların durmaması ve serviks değişikliklerinin ilerlemesi durumunda tedavi başarısız kabul edilerek kesilir.

36. gebelik haftası bittiğinde artık bebek olgunlaşmış kabul edildiğinden tedavi kesilir ve anne adayı evine gönderilir. doğum eylemi başlamadığı sürece haftalık rutin antenatal kontrollerine gelmesi önerilir.tedavi seyrinde haftalık steroid enjeksiyonuna devam edilir. haftalık yapılan amniyosenaaalerle elde edilen amnios sıvısında akciğer olgunlaşma testleri uygulanır. test sonucu akciğerlerin olgunlaştığı saptanırsa tedavi kesilerek anne adayı evine gönderilir. olgunlaşma yoksa tokoliz tedavisi ve haftalık amniyosenaaalere devam edilir.amniyosenaaa ile akciğer olgunlaşmasını değerlendirme olanağı yoksa ya da amniyosenaaade akciğerler olgunlaşmamış bulunursa tedavi 36. gebelik haftasına kadar devam eder.tedavi genellikle baştan sona kadar hastanede uygulanır.

Ancak bilinçli hastaların tedavilerine evde sürdürmelerine izin verilebilir. evde tedavisi uygun görülen anne adaylarının kullandıkları ilaçların yan etkilerine karşı hassas olmaları gerekir. bu anne adaylarına elle kasılma takibi öğretilir ve edt belirtileri ortaya çıktığında hemen başvurmaları öğütlenir.edt tedavisinde ilaç kullanımı yanında istirahat edilmesi de çok önemlidir.

Yeterli beslenme ve özellikle yaz aylarında yeterli sıvı alınması çok büyük önem taşır.erken doğum tehdidi ve erken doğumun önlenmesi mümkün müdürdüzenli olarak antenatal kontrollere gidilmesi ve bertaraf edilebilen risk faktörlerinin saptanarak giderilmesi anemi idrar yolu enfeksiyonları serviks ve vajinadaki enfeksiyonlar gibi edt riskini azaltabilir. edt açısından yüksek risk altında olan anne adaylarının daha sık antenatal kontrollere gitmesi gerekir.

Kaynak: e-kadin
Advertorial
Anahtar Kelimeler
Bu Habere Oy Verin
Bu Haber Oylanmadı. İlk Siz Oy Kullanın.