Haber365 Ana Sayfa » Web Gündem » FBI'ın Aradğı Türk Hacker Yakalandı

FBI'ın Aradğı Türk Hacker Yakalandı

FBI'ın Aradğı Türk Hacker Yakalandı
24.09.2012 Pazartesi 08:25
Bu Habere 20 Yorum Yapıldı
Bu Haber 20048 Defa Okunmuştur
Dünyanın sayılı hackerları arasında gösterilen Ercan Fındıkoğlu'nun yakalanma öyküsü...
Kastamonu’da mütevazi bir yaşam süren ailesiyle hayata tutunmaya çalışıyordu Ercan. Askerliğini yeni bitirmiş, iş bulmakta zorlanıyordu. Yarıda bıraktığı eğitimi, çaldığı her iş kapısında önüne çıkıyor, hiçbir mesleği olmadığı için tüm başvurularında olumsuz yanıt alıyordu. Hayatının dönüm noktasına gelen Ercan, ailesinin yanından ayrılarak hayallerini süsleyen Bodrum’da çalışmaya karar vermişti. 2005 yılı yazında arkadaşları aracılığıyla bir barda iş bulan Ercan, barmenlik yapmaya başlamıştı. Bodrum’da küçük bir ev kiralayan Ercan, maaşının yanı sıra topladığı bahşişlerle kendisine gelecek kurmak istiyordu. Ancak, sabahlara kadar çalışmasına rağmen Ercan’ın kazandığı para ev kirasıyla günlük giderlerini karşılamaktan öteye gitmiyordu. Yorgun argın uzandığı yatağında kısa sürede zengin olma hayalleri kursa da barmenlik yaparak çok para kazanamayacağını biliyordu…

BİLGİSAYAR TUTKUSU

Ancak hiçbir zorluk onu en büyük tutkusu olan bilgisayarından da vazgeçmiyordu. Ağır iş temposuna rağmen, eve geldiğinde hemen bilgisayarını açıyor, kendisini bir anda farklı bir hayatın içinde buluyordu. Bara gelen yabancı turistler sayesinde çat pat öğrendiği İngilizcesiyle yeni insanlarla tanışıyor, yurt dışına gitme hayalleri dahi kuruyordu. Zaman içinde bilgisayarlar ve internet siteleriyle ilgili tüm teknik detayları da öğrenen Ercan, 2006 yılında bir hacker grubuna üye oldu. Ercan’ın yeni tutkusu artık bu hacker grubuyla birlikte güvenlik açığını tespit ettikleri internet sitelerini kısa süreli de olsa ele geçirmekti. İşten vakit bulduğu zamanlarda bilgisayarını açıyor, grubun hedef olarak seçtiği siteyi çökertmek için çaba harcıyordu. Bir süre sonra hacker grubunun yöneticileri olan Ruslarla samimiyeti ilerleten Ercan, artık internetten para kazanmanın sırlarını öğrenmeye çalışıyordu. Ancak sanal dünyanın kendisini karanlık bir hayata sürüklediğinden habersizdi.

İLK VURGUNDA 500 DOLAR

Rus hackerlar internet kullanımı hakkında en az kendileri kadar bilgiye sahip olan ve güvenlerini kazanan Ercan’a, başkalarına ait kredi kartı numaralarını ya da banka hesap bilgilerini nasıl ele geçirebileceğini öğretti. Ercan ilk vurgununu, 2006 yılı Ekim ayında Amerikalı bir şahsa ait kredi kartının bilgilerine ulaşarak yaptı. Bir gecede 500 dolar kazanan genç adam, artık kolay para kazanmanın tadını almıştı. Çünkü bilgisayarın klavyesinde birkaç tuşa basarak kazandığı bu para, neredeyse bir aylık maaşı kadardı. Artık işten çıkıp eve geldiğinde hemen bilgisayarın başına geçiyor ve kendisine yeni av arıyordu. Ercan bir ay içinde birçoğu yurt dışında yaşayan kişilere ait yüzlerce kredi kartı numarasını ele geçirmiş, 15 bin dolar parayı hesabına aktarmıştı. Onun için para kazanmak artık çok kolaydı! Neden barda çalışıp vaktini boşa harcayacaktı ki? Öyle de oldu. Ercan barmenliği bırakarak artık tamamen kendini sanal vurguna vermişti. Rus hackerlarla birlikte hareket eden Ercan, o yıl Endonezya’da meydana gelen deprem sonrası güvenlik açığını yakaladığı 5 bankanın müşteri hesap bilgilerine ulaşmıştı. Bilgisayar başında geçen birkaç saatte yapılan 500 bin dolarlık büyük vurgun Ercan’ın para kazanma hırsını daha da tetiklemişti.

FBI TESPİT ETTİ

Kazandığı paralarla lüks bir hayat yaşamaya başlayan genç adam, önce kendisine bir otomobil alıyor daha sonra evinin eşyalarını tamamen değiştiriyordu. Bilgisayar başında geçirdiği her dakika ona para olarak dönüyor, hayallerindeki yaşama daha da yaklaşıyordu. Ta ki 2007 yılında üye olduğu hacker grubu ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a ait internet sitesini ele geçirene kadar. Olayı araştıran FBI, gruba üye hackerların büyük bir kısmının Rusya’da bulunduğunu, bazı üyelerin ise Türkiye’de yaşadığını tespit ediyor, sonrasında Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Türkiye’deki yetkili makamların bu kişileri takibe almasını istiyordu.

BANKALARIN BİLGİLERİNE ULAŞTILAR

Tehlikeli bir adım attıklarını fark eden Ercan ise gruptan diğer Türk üyelerle birlikte ayrılmaya karar veriyordu. Bir süre sonra vurguna devam edebilmek için yeni bir hacker grubu oluşturan Ercan, diğer üyelerle yurt dışından server kiralayarak vurguna kaldıkları yerden devam ediyorlardı. Americanbank, Fırst Nationalbank, Bank Of Oklohama ve Old Nadional Bank gibi birçok ünlü bankaya ait hesap bilgilerini ele geçiren Ercan ve hacker grubunun diğer üyeleri, paraya doymuyordu. Ercan kısa sürede kendisine iki ayrı ev satın almış, son model ciplerle geziyor ve sınırsız para harcıyordu. Ailesine zaman zaman yüklü miktarda para göndererek gayrimenkul yatırımı yapmalarını istiyordu.

RUS HACKERLARLA İŞBİRLİĞİ

Artık hacker grubu Ercan’ın liderliğinde uluslar arası faaliyet gösteren bir çete haline gelmişti. Her gün binlerce kişinin hesap ya da kart bilgilerine ulaşılıyordu. Bu bilgilerle tek tek uğraşmak vakit kaybına neden olduğu için, Ercan ayrıldığı hacker grubuna bir teklif sunmuştu. Teklife göre, Ercan’ın hacker grubu ele geçirdiği hesap bilgilerini Rus hacker grubuna satacaktı. Ruslar bu öneriyi tereddütsüz kabul etti. Bu girişim Ercan ve ekibinin aldığı yakalanma riskini de azaltacaktı.

KONTROLDEN ÇIKTI

Milyonlarca dolar para kazanan Ercan, artık sık sık yurt dışı tatillerine gidiyor, hep hayalini kurduğu hayatı yaşamanın tadını çıkarıyordu. Paralarla fotoğraf çektirerek diğer hacker arkadaşlarına gönderen Ercan, iyice kontrolden çıkmıştı. Genç hacker vurgunla kazandığı paraların sefasını sürerken, FBI ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçları uzmanlarının kendisini takip ettiğinden habersizdi.

Rusya’daki hacker grubu üyeleriyle tanışmak için St. Petersburg’a giden Ercan, burada grubun üyelerinden Olyana’ya aşık oluyordu. İkili Türkiye’de ve Rusya’da sık sık buluşarak daha çok para kazanmak için hacker grubunu büyütüyorlardı. Hacker grubunda SeaGate takma ismini kullanan Ercan, FBI’ın bilişim suçları biriminde tüm dünyada en çok arananlar listesinin ikinci sırasına yerleşiyordu.

BAVUL DOLUSU DOLAR

Polisler ise, bir yıl içinde 500 bin ayrı hesap numarası ve kredi kartını boşaltan çeteyi çökertmeye çok yaklaşmıştı. Hacker grubuna sızan polisler, çetenin tüm üyeleriyle ilgili bilgiler topluyor, özellikle Ercan’ın yurt dışı bağlantıları hakkında araştırma yapıyordu. Ercan sonunun başlangıcına yaklaştığından habersiz lüks yaşamın kendisine tanıdığı tüm olanakları kullanıyor, her gün binlerce dolar para harcıyordu. Sevgilisi Olyana’yı görmek için gittiği Rusya’da, hacker grubuna sattığı hesap ve kredi kartı bilgilerine karşılık iki milyon dolar nakit para alan Ercan, bavulda taşıdığı paraları Rus polisinin fark etmesi üzerine zor durumda kalıyordu. İşadamı olduğunu söyleyen Ercan, paraların kaynağını açıklayamayınca iki milyon doları polise rüşvet olarak verip Türkiye’ye geri dönmek zorunda kalıyordu.

KELEPÇELİ SON


22 Ağustos 2008 tarihine gelindiğinde polis artık soruşturmayla ilgili tüm delilleri toplamış ve operasyonun yapılması için hazırlıkları tamamlamıştı. Dört farklı şehirde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda Ercan’la birlikte çete üyesi olduğu ileri sürülen 28 kişi gözaltına alınmıştı. Şüpheliler arasında Ercan’ın bir ayda satın aldığı 4 evin tapusunu üzerine yaptığı yengesi ve ağabeyi de vardı.

Üç yılda büyük bir servete sahip olan Ercan, eline takılı kelepçeyle cezaevinin yolunu tutarken, ne polise ne de savcıya ifade verememişti. Ercan ve diğer çete üyeleri yapılan yargılama sonucu 5 yıldan 25 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı.
Kaynak: Hürriyet
Advertorial
Anahtar Kelimeler
Bu Habere Oy Verin
Bu Haber Oylanmadı. İlk Siz Oy Kullanın.
Sayın şafak Hoşgeldiniz. Profilimi Düzenle | Çıkış yap
Bu Habere Yorum Ekle
  • Misafir
    25.05.2014 08:57
    simo bskn
    Oyle adama ceza verene kadar masa basi is verin sonucta cok yok ondan turkiyeyi kurtarir


  • Misafir
    16.06.2013 08:30
    Drezdec
    Türkiyenin son zamanlarda yetiştirdiği en önemli Hacker larından DREZDEC

    Drezdeck kimdir ?

    Merhaba arkadaşlar

    Adım Mete Deniz Selçuk 26 yaşında yazılım mühensisiyim ve samsunda yaşıyorum.bundan yaklaşık 1,5 yıl önce üzerinde çalıştığım ve adı "Green Software" olan bilgisayar dostu bir yazılım ile uğraşmaktaydım.yazılım hakkında fazla bilgi verip konuyu dağıtmak istemediğim için devam ediyorum.üzerinde çalıştığım projeyi kişisel bilgisayarımda hazırlıyordum.birgün sabah uyandığımda bilgisayarımı açıp kaldığım yerden devam etmek istemiştim.bilgiyarı açıp içeriye kadar gittim ve geldiğimde çoğumuzun hayatında karşılaştığı o meşhur windows un mavi ekranına benzer bir ekranla karşılaştım.ilk sisteminin çöktüğü kanısına vardım ve çalışmamı günden güne yedek aldığım için fazla bir kaybımın olmayacağını düşündüm.aklımdaki plan ise sistemi tekrar kurmak ve taşınabilir disk e attığım bilgilerimi alıp çalışmama devam etmek vardı.fakat ekranı incelediğinde (yazılım üzerine bir bilginiz yok ise sayfanın tamamen orjinal olduğu kanısına varırsınız.) windows un hata sayfasınına çok benzer olduğunu fakat olmadığının farkına vardım.klasik mavi ekran hatalarında en altta bir kod bulunur ve her kodun windows için bir anlamı vardır.yani verilen hata kodunun a olduğunu düşünürsek eğer ve a kodunun araştırmasını yaptığızda karşımıza bir açıklama kensinlikle çıkar.yani demek istediğim şey hata kodu bize sistemin neden çöktüğü kosusunda tam anlamı ile bilgi vermesede bir yan anlam ifade eder.sayfanın en altındaki hata kodunu incelediğimde kalasik windows hata kodlarından çok farklı olduğunu anladım.hata kodunu bir yere not aldım ve sistemi tekrar kurmayı denedim.sistem korulumu sırasındada elimde olan kaynaklardan böyle bir hata kodunun ne anlama geldiğini öğrenmeye çalıştım fakat bu kod ile ilgili hiç bir bilgiye rastlayamadım.

    Sistemimi tekrar kurdum bütün driver ları kurdum yedek aldığım sabit diskimdeki bilgileri aldım.falat aklımda hala o kod ile ilgili bazı düşünceler vardı.internette bir süre bu hata kodu hakkında bilgi almayı denedim fakat hiç birşey bulamadım.ardından bir gün kurmuş olduğum bir programı kaldırma gereksini duydum.denetim masanına girdim programı kaldırmayı denedim fakat bir hata ile karşılaştım.bilgisayardan orta derece anlayan herkez kaldıramadıkları bir programı dmc/regedit kodu (kayıt günlüğü) yardımı ile silebilir.bilgisayarımın kayıt günlüğüne girdiğimde kaldırmak istediğim programı local hikey klasörünün alt kısımlarımda ararken karşıma hiç tanıdık olmayan bir klasör çıktı.içine baktığımda ise dosyaların uzantıları bir trojen atının bilgisayarımda elini kolunu sallayarak dolaştığının göstergesi idi.ilk baş çok şaşırdım ve ardından bunun nasıl olabileceğini düşünmeye başladım.bunu düşünürkende trojen atını yakalamak için uğraş verdim ve yakaladım.tojenin yazıldığı dil assembly dili normal fakat uzantısı gerçekten beni çok şaşırtmıştı.bildiğimiz gibi COM, EXE uzantılarından çok yaygın olmayan DXF uzantısı kullanılmıştı.

    Trojenler yazan kişinin tercihine kalmış şekilde yazılırlar ve bir standartları yoktur.amaçları doğrultusunda ve onlardan istenilenleri yapmak için pek çok farklı şekilde kodlanabilirler.benim bilgiyarımda olan trojenin kodlarını incelediğimde ise tamamen bir profosyenel işi olduğunu anladım.normal şartlarda bilgisayarıma girmesi imkansız olan bir trojenin nasıl girdiğini ve bunu hiç bir güncel virüs programının farkına varmadığını anlamak biraz zamanımı aldı.bigisayarımda ne yaptığımı görmesi bile beni rahatsız edecekken bilgisayarımdan dosya almış, ekranın görüntüsünü defalarca almış, kişisel bilgilerime erişmiş olma ihtimali beynimin içinde yüzlerce düşüncenin oluşmasına zemin hazırladı açıkçası.yazılan kodları bilindik trojen koları ile kaşılaştırdığımda ise bir kaç bölümün aynı olması ve diğer bölümlerin farklı olması beni dahada korkutan bir olay oldu.o andan sonra karşılaştığım sorunun ne kadar büyük olduğunu anladım.


    Üniversitedeki arkadaşlarıma kodların koplarını mail yoluyla attım ve onlardan bir genel çaplı araştırma yapmalarını rica ettim.aradan bir süre zaman geçmesine rahmen elimizde hiç bir kesin bilgi yoktu.EGM ne gidip şikayetçi olsam bile elimde hiç bir somut kanıt yoktu.o yüzden bu iş ile biraz daha ilgilenmeyi düşündüm ve nithekim de olaylar bu sıradan sonra gelişti.
    Arkadaşlarımdan birinin yazılan kodları yotrmlaması sonucu elize bir nick veya bir lapak diyebileceğimiz bir isim geçti.yazılan kodların bir satırında DRZDC harfleri dikkatini çekmişti ve bu harfler kodların haricinde bır uzantıdan farksız olarak gizli bir biçimde o satıra gizlenmişti.harflerin ne anlama geldiği konusunda ise bir bilgimiz yoktu.olay öyle bir boyut almıştıki 5 arkadaş bu olayı çözmek için saatlerce çalışıyorduk.neticesinde karşımıza DREZDEC ifadesi çıkmıştı.kodları yazanın kullandığı nick kesinlikle buydu ve 5 arkadaşta aynı fikirdeydik.

    Yüzlerce forumda araştırma yaptım fakat hiçbir şekilde DREZDEC ismini içeren bir konu bulamadım.zaman geçtikçe bu ismin tamamen raslantı olduğu fikri beynim tarafından yavaşça kabullenilmekteydi.araştırmalara devam etmek zorundaydım fakat nerden başlamam konusunda bir bilgim yoktu.karşızdaki kişi türk olabileceği gibi yabancı bir kişide olabilirdi fakat bu kadar iyi bir yazılımcının benimle ne işi olabilir düşüncesi bu tezi çürütüyordu.o halde kahramanımız bir türktü.

    Çeşitli algoritmalar kurmaya başladım ve ilk olarak olayları sentezlemekten başladım.ilk sentezim söyle oldu;

    1-yazdığım program bilgisayar dostu bir yazılımdı
    2-bilgisayarıma girdi fakat hiç bir dosyama zarar vermedi

    bunların sonucunda aklımda bir kaç ipucu vadı ve bunlar şunlardı.DREZDEC beyaz şapkalı bir hacker ve özgür yazılım kullanan biri...

    özğür yazılım olarak aklımıza ilk gelen sistem Linux oldu ve forunlarında bu ismi araştırmaya başladım.yine hiç bir şekilde DREZDEC ismi hakkında bir bilgi bulamadım.bende uzun bir süre Linux kullanıcısıydım ve özgür yazılım destekleyen bir bireydim.fakat windows a dönmemdeki neden kulladığım programların Lİnux tarafında desteklememesiydi.vardığım bu sonuçları arkadaşlarımla paylaştım ve onlarda konu ile ilgili araştırmalarına özgür yazılımı bir başlık olarak eklediler.çoğu forumu araştırdığım için artık belli başlı forumları hiç dikkate almadan geçiyordum bir süre sonra.fakat bir gün yine özgür yazılım ile ilgili bir konuya rasladım.yazının bulunduğu forumu uzun süre araştırmama rahmen tekrar girdim forumun konusunu okumak için.bağlantılar birbirlerini takip etti ubuntu türkiye sayfasına kadar geldim.ana sayfada belli başlı haberler vardı ve aynı zamandada site üzerinden foruma direk bağlantı mevcuttu konusal ve mantıksal olarak.foruma bakmak zaman kaybı olurdu bu yüzden bu seçeneği kafamda sildim.ubuntu türkiye sayfasında biraz gezindim ve bir kaç haber okudum ve sayfadan çıktım.ilk başladığım forumun sayfasına döndüm.konunun 12. sayfasındaydım.ilk safasına geldiğimde ise yapılan bir yorum dikkatimi çekti.bir kaç sefer okudum ve sanki burda bir ipucu saklı idi.sorunlan bir sorunun cevabı aynı dakika nasıl verilebilirdiki ? Biraz mantık dışı geldi ama ardındaki yorumları okudum.konu 14 sayfa ve yaklaşık olarak 1 gün önce açılmıştı.soruyu ve cevapların saatlerine dikkatli baktığımda sorulan soru ile yazılan cevap arasında 11 saat fark vardı.ve bir çok yorum aynı saat aynı dakika içinde yapılmıştı.dikkatimi çeken yoruma geri döndüm ve tekrar okudum.altında imza kısmında yazan ifade gerçekten ilgincime gitti.

    Benim üzerimde çalıştığım yeşil yazılım sanki başkası tarafından daha önce düşünülmüş tasarım aşamasına gelmiş ve sloganı bile hazırken rafa kaldırılmıştı.benim düşündüğüm slogan tarzında benzer bir slogandı.üyenin ismine gelirsek ki bu gerçekten yakaladığım en önemli ipucu olmuştu.yorumu yazan üyenin ismi MTNCK yani dünyanın şuana kadar gördüğü en becerikli bilgisayar korsanı olan Kevin Mitnick in soyadının sessiz harflerini taşıyordu.ilk olarak lise çağlarında bir ergen olduğu düşüncesi kafama yerleşti.fakat başka konularda yazılan yorumları okuduğumda ise gerçekten yazılım hakkında iyi bir bilgiye sahip olduğunu anladım.



    MTNCK v DRZDC ?

    Bu iki terimde sessiz harfler içlerinde çıkarılmış ve sade hallerinde bir anlam ifade etmeyen birer harf topluğu gibi gözüksede birbirlerinin arasında beynin uzak uçları arasındaki gibi çok uzak ve bir o kadarda yakın bir bağlantı kurmak pek fazla zamanımı almadı.Mitnick hemen çözmümlendi fakat DREZDEC in anlamı deydi ? Bu düşünce ile uğraşırken aklıma farklı anlamlar teşkil eden bir kaç terim geldi.bunlardan biri DRZDC in Dr. Zdc olabileceği oldu fakat ZDC nin açılımı ne idi ? Bir tür uzantımı yada buna benzer birşey olduğunu düşünmeye başladım.

    Bu konu üzerinde fikir yütütürken arkadaşlarımı çağırdım ve onları bu konu hakkında bilgi verdim.hepimizde MTNCK ve DRZDC in aynı kişiler olabileceği kanısına vardık.peki neden COM, EXE, SYS, OVL, OVR, DOC, XLS değilde DXF uzantısı kullanmıştı?

    Aynı günün akşamı aklıma bir plan gelmişti.planım o foruma girip kenmimi bir üniversite öğrencisi olarak tanıtıp dünyanın önemli hacerları hakkında bir yazı yazıp MTNCK in bu konuya yorum yazmasını beklemek olucaktı.foruma yazacağım yazıyı hazırladım ve foruma üye oldum.akabinde yazımı foruma yazdım ve 2 gün sonra yorumlara baktığımda MTNCK in yorumu ile karşılaştım.yazdığım yazıda Kevin Mitnick bölümünde bir kaç yanlış bilgi yazmıştım ve MTNCK in yorumunda bu hataları düzeltiğini gördüm.benim bile araştırmam sırasında Kevin Mitnick hakkında bilmediğim bir kaç şeyi bilmesi onun hakkında Kevin Mitnick i iyi tanıdığını anlamama neden oldu.MTNCK gerçekten Kevin Mitnick i iyi tanımakla kalmayıp onu kendine örnek alması kullandığı MTNCK nickindende anlaşılıyordu.Kevin Mitnick'in hayatından esinlenerek yapılan SANAL KORSAN adlı filmi daha önce izlemiştim.kaçırabileceğim bir ayrıntı olabileceğini düşünerek tekrar izlemem gerktiğini düşündüm.filmi izlerken DREZDEC ve MTNCK arasındaki bağlantının ne olabileceğini de aynı zamanda düşünüyordum.filmin bir bölümünde Kevin Mitnick'in kullandığı kodun aynı DREZDEC gibi olduğunu anladım.yani Kevin Mitnick'in kullandığı kod MTC, DREZDEC in kullandı kod ise DRZDC.Bu iki kişinin aynı kişi olabileceği düşüncesi o an kesinlik kazandı.

    MTNCK hakkında daha fazla bilgi bulmaya çalıştım ve onunla forum üzerinden irtibata geçmeyi denedim.bir kaç açtığı konuya yorumlar atarak yardım istedim.geri bildirim olarak döndü bana ve 2 3 ay içerinde sanki forumda tanışan iki arkadaş gibi günlük konulardan sohbet etmeye başladık.fakat hala MTNCK hakkında bildiğim bilgi sınırlıydı.onun hakkında daha fazla bilgi bulmam gerekti.fake IP adresleri üzerinden bir kaç profil oluştudum ve yazılım hakkında ufak çaplı bir bilgimin olduğu düşüncesini beynine yerleştirebildim.farklı profillerden konular açıp onun dkkatini bozmak istiyordum.oda benim hakkımda bilgi toplayabileceği gibi aynı zamadada benim gerçek kimliğimi bulma şansı oldukça fazlaydı.yine sahte bir profil ile açtığım konulardan birinde REDHACK hakkında bilgi istedim.bu tarz bir konu açmamın nedesi ise onun hangi tarz bir hacker olabileceğini düşünmeme yarıyacak bir yorum atmasıydı.attığı yorumu okuduğumda redhack in bir Hacktivist grubu olduğunu savunan bir ifade ile karşılaştım.o zaman anladım ki bu bir bayaz şapkalı bir hacker idi.Beyaz şapkalılar her türlü programı, siteyi veya bilgisayarı güvenlik açıklarından yararlanarak kırabiliyor ancak kırdığı sistemin açıklarını sistem yöneticisine bildirerek, o açıkların kapatılması ve zararlı kişilerden korunmasını sağlıyorlardı.

    MTNCK ile kısa bir sürede samimi bir arkadaşlık kurduk.yazılıma karşı merakım olduğu düşüncesi tamamen beynine oturmuştu ve artık bana yardım etmek için elinden geleni yapıyordu.yazılım hühendisi olmama rahmen yaptığı benzetmeler açıklamalar gerçekten çok iyiydi.olaylar artık olduğundan daha çabuk ilerliyor ve hakkında öğrenmek istediğim bilgiyi direk olarak ondan öğrenebiliyorum.real hayattan bahsettiğimiz bir konuda kendi hayatında bahsetti.yazdıklarını o kadar dikkatli okuyordum ki çok tuhafır üniversitede bile böyle inlemişliğim yoktur.anlattığı her konuyu her savunduğu düşünceyi sonuna kadar yorumluyor ve onun gibi düşünmek içi elimden geli yapıyordum.

    Olayın kesinlik kazandığı bölüm

    Forumda açtığım fake hesapların birinde MTNCK nin forum içindeki arkadaş listesindeki kişiler ile bağlantı kurmak için kullanıyordum.DW.com adlı bir üye ile konuşmam sırasındaki bahsedilen konu Trojen atlarının uzantıları hakkında olmuştu.DXF uzantılılara geldiğimizde ise bir bilgisi olmadığını söyledi ve MTNCK ile konuşursam daha fazla ve doğru bilgi alabileceği söyledi.Bu cümlenin altında yatan anlam ise MTNCK yani DREZDEC ile DW.com un gerçek hayatta birer arkadaş olmaları ve bazı konularda birbirleri ile bağlantılı olarak hareket etlemeri oldu.gün geçtikçe MTNCK ve DW.com ile daha koyu sohbetler ediyorduk.MTNCK ile bir konuşmamızda DW.com u tanıyıp tanımadığını sordum ve aldığım cevap ise uzun yıllardır samimi bir arkadaşlığımız var oldu.Peki bunu DW.com a sorma şeklim nasıl olmalıydı ? Sorsam konu patlak verebelir ve anlaşılabilirdi.konunun DW.com ile olan bölümünü esgeçtim ve DW.com ile MTNCK arasındaki bağlantıyı MTNCK üzerinden çözüme bağlıyacaktım.Artık o kadar çok bilgim vardı ki hakkında eksik olan parçalar yavaş olan hızlarının ivme kazanması ile 2 şer 2 şer yerine oturuyordu.

    Birgün hiç trojen yazıp yazmadığını sordum ve defalarca bu işi yaptım dedi.peki bunu neden yapıyorsun sorusuna ise verdiği cevap bazen zevk bazende merak oldu.zevk bölümü sana ait olsun da ben meraktan kastın neder diye bir soru ile devam ettim.sadece kullandığım forum bu değil aslında birkaç gizli forum daha kullanıyorum gizli ve şifrelenmiş konularda o yüzden sürekli haberler alıyoruz kimin ne hakkında çalıştığı, yararlımı zararlımı bir yazılım yazdığını bilmek istiyoruz bu yüzdende bilgisaylarına giriyoruz ve bir kaç göz atıp çıkıyoruz dedi.kurduğu bu cümle ile bir hacker olduğunu ilk defa belitmiş oldu.bende güldüm bana neden hacker olduğunu söylemedin dedim.aldığım cevap ise bekleiğimden çok farkı oldu ve sormadın ki diyerek güldü.


    O DREZDEC ti ve bigsayarıma giren kişiyi bulmuştum.O an garip bir duygu krizine girdim.onu yargılatıp içeri attıracak kadar elimde bilgi mevcuttu.ama düşündüğüm şeyler tamamen bu fikrin dışındaydı.bana ve programıma hiç bir zarar vermedi ve beni tanımamasına rahmen saatlerce yazılım üzerine sohbeler ettik.anladımki o gerçekten beyaz şapkalı bir hacer ve işini iyi biliyor.

    Bilginin paylaşıma açık olduğunu savunan biri.örneğin hükümetin 2010 yılına ait bütçe taslağını sadece meclis te bunulan komisyon üyelerinin elinde değil hakın ulaşabileceği yerlerde olabilmesi gerektiğini düşünen bir beyaz şapkalı.Sanki Türkiyenin Kevin Mitnick'i :)

    DREZDEC in kendine ait bir kaç söz ;

    - "İnsanlar gerektiği zaman düşünceleri değiştirilecek bir kaç piyondan daha fazla değere sahiptir."
    - "Bir dünya hayal edin ve istediğitrojan adlarının uzantılarıniz her bilgi elinizin altında.sizce savaş diye kelimenin hala anlamı olurmuydu ? Ben hayal ediyorum."
    - "Yasama ve Yargı yı elinde tutan bir hüketin cumhuriyetle sadece politik işi olur."

    DREZDEC tarafından saldırıya uğrayan ulaslar arası siteler ;

    -http://embassies.gov.il
    -http://web.nli.org.il
    -http://maliye.gov.tr
    -http://www.abna.ir
  • Misafir
    03.06.2013 12:26
    ercan
    bu adam o kdr iyi hackerlik örenmş ilk site hack tüm site açklarını örenmiş sorna ise kredi kartı ceza evine hapishaneye girdikten sonra çok iyi bir tecrübe almstır çknca çok iy bir tecrübeyler hayatını sürer
  • Misafir
    31.10.2012 14:59
    Ayyildiz ugruna....
    Bu haber simdi yeniden gündeme tasiniyorsa. Bilin ki bu arkadas disari ya cikmistir ya da cikmasi her an gerceklesebilir...Bana kalirsa böyle yetenekler degerlendirilmeli.
    Devletin icinde ama devletten bagimsiz.....Devletin gayriresmi kanati gibi.....
  • Deniss72
    24.10.2012 01:03
    yardım
    gitsin suriye veya rusya olmadı amerika onların bankasını soysun türkiyeye yatırım yapsın:D :D
  • Misafir
    06.10.2012 14:09
    misafir
    2008 de olan bir olayı neden gündeme getirirler saçmaa..
  • suat bayraktar
    25.09.2012 04:15
    çıkar
    bu kdar işi yürüten adam kısa zamanda içeriden çıkar o bilgi tecrübe ile ömür boyu hayatını surer .
  • Misafir
    25.09.2012 02:35
    çıkar
    bu kdar işi yürüten adam kısa zamanda içeriden çıkar o bilgi tecrübe ile ömür boyu hayatını surer .
  • Misafir
    24.09.2012 22:45
    onları devlet değerlendirir
    elbette suçlu suçunu çekmelidir ama bu gibi yetenekli, kişileri devlet kullanır,içerde ya hiç tutmazlar yada fazla tutmazlar,ama eğer bahsedildiği gibi birisiyse bilişim dosyası sümen altı edilir devlet tarafından kullanılır bence de kontrollü olarak bu kişilerin devlete hizmet etmesi sağlanmalıdır
  • Misafir
    24.09.2012 19:20
    oha lan
    abi paraya para demez o adam