Haber365 Ana Sayfa » Sağlık » Dr. Mustafa ERASLAN'dan Şifalı Bitki Önerileri

Dr. Mustafa ERASLAN'dan Şifalı Bitki Önerileri

Dr. Mustafa ERASLAN'dan Şifalı Bitki Önerileri
08.08.2012 Çarşamba 17:45
Bu Habere 1 Yorum Yapıldı
Bu Haber 6728 Defa Okunmuştur
Mustafa Ersalan kimdir?
7 Nisan 1963 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlköğretim eğitimini Kurtuluş İlköğretim Okulu’nda tamamlayan Mustafa Eraslan ortaöğretim giriş sınavında derece yapmıştır. Lise hayatı boyunca masa tenisi ile ilgilenmiştir. Liseden sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yerleşen Mustafa Eraslan KTÜ Tıp Fakültesi’nden 1989 yılında “89 CC 5” diploma numarası ile mezun olmuştur.

Askerliğini İzmir'de yaptıktan sonra bitkisel destek takviyeleriyle ilgili çalışmalara Farmakognozi uzmanı Mustafa Tekin’le beraber başlamıştır. 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olan Mustafa Tekin ise Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi anabilim dalında araştırma görevlisi olarak çalışmıştır.

Bu görevi sırasında özellikle bitkilerin biyolojik ve farmakolojik aktiviteleri konusunda çalışmalar yapan Mustafa Tekin Japonya Kyoto Üniversitesinden bilim adamları ile birlikte halk ilaçları ile ilgili çalışmalarda bulundu. Sambucusnigra bitkisinin antienflamatuar etkisini tespit ettiği yüksek lisans tezi ile bilim uzmanı oldu.

Dr. Mustafa Eraslan ile yaptığımız röportajımızın dikkat çeken kısımları nı okumaya davet ediyoruz sizleri...

ANNEMİM HASTALIĞI BİTKİLERE İLGİMİN SEBEBİ OLMUŞTUR..

Tıp eğitimi aldığınızı biliyoruz, ama bitkilere olan ilginiz nasıl başladı bu arada?

- 1973 – 74 yılları arasında rahmetli annem o zamanlar börek hastasıydı.Doktor anneme 6 ay ömrü olduğu söyledi. Biz o zamanlar Kurtuluş’ta oturuyorduk ve orada hasta olanlara çeşitli otlar tavsiye ederek iyileştiren Tata adında Arnavutların büyüğü bir bayan vardı.Böğürtlen köklerini toplamamızı sonrasında ise yıkayıp temizledikten sonra kaynatmamızı en sonunda da anneme içirmem gerektiğini söyledi. Bede o zamanlar Kurtuluş semtinde ki yol boylarında böğürtlen kökleri topladım.Böylece rahmetli annem 16 sene yaşadı. Bu olay beni çok etkiledi.

O zamandan beridir bitkilerle ilgilendiniz yani?

- Tabi.. Bu olay bende bir etki bıraktı. Hatta okul süresince sağlık konularına ilgi duymamı, üniversitede tıp eğitimi seçmemi hep bu olaylar tetiklemiştir.

ÖNEMLİ OLAN TADAVİYİ SAĞLAYACAK DOĞRU FORMÜLASYONU VE SONRASINDA İÇERİĞİ TEMİN ETMEK..

Geleneksel tıp olarak da adlandırılan bitkisel tedavi süreçleri içinde siz ürünlerinizi kapsülleyerek sunmaktasınız. Neden?

- Çeşitli hastalıklarla karşılaşan günümüz insanı bitkisel içerikli bir tedavi görmek için ne yapar? Bir aktara başvurur. Aktarda kişiye bir tavsiye sunarken 5 tutam, 1 kaşık gibi tabirler kullanır.Ne tutamın ne kadar olduğu nettir ne de alınan bitkinin yetişme ve etki şartları bellidir. Mesela, bu bitki asfalta yakın mı? Nerede yetişiyor,hangi cins, vs..Bir tavsiyede bulunmak için bunların hepsini bilmek lazım. Peki biz ne yapıyoruz: Hangi ürünün içinde hangi hastalığın etken maddesi var biz bunu tespit ediyoruz ve çalışmalarımızı bu doğrultuda yapıyoruz. Örneğin yulafın içinde damar tıkanıklığına fayda saylayan madde var. Fakat bu maddelerin hepsi damar tıkanıklığına fayda sağlamıyor, içinde 14 madde var ise bundan 1 tanesi fayda sağlıyorsa biz bunu alıyoruz ve buna göre her bir kapsüle göre dozu ayarlıyoruz. Önemli olan bu tedaviyi sağlayacak gerçek formülasyonu elde etmek..Amacımız, bitkilerin bu etki ve destekleriniilmi zemine oturtmak. Eczacılık fakültelerinde Farmakoloji adında bitkileri inceleyen, bitkilerdeki etken maddeleri inceleyen bir bilim dalı var. Peki niye var.. Sonuçlarını kullanmayacaksak bu ilim niçin okunuyor?

Tüm dünyada zaten bitkisel destekler var diyorsunuz?

- Sadece var demiyorum. Dünyada bu iş çok ciddi yapılan ve insanların ciddi olarak yöneldikleri, kullandıkları bir alan diyorum. Örneğin;Türkiye’de bitkisel destek ürünlerininkullanımı resmi rakamlarla %1 civarlarında. Peki, bu oran yurt dışında ne diye bakarsak, Amerika’da %50, Almanya da %55, uzak doğuda Çin’de, Japonya’da % 70 lere yaklaştığını görürüz.Yani halk bu noktada yeterli bilince ulaşmış durumda. Ayrıca yurtdışındaki eczanelerde ilaçların yanında bitkisel ürünlerde bulunuyor. Bizlerde bu şekilde yapmalıyız.

AMACIMIZ GEÇMİŞİN BİLGİ VE BİRİKİMİNİ GÜNÜMÜZÜN ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SÜREÇLERİNE DAHİL ETMEK.

Bütün bunlar tıbbın hem modern hem geleneksel yönünü bir araya getirmek mi demek oluyor?

- Modern tıp günümüzün araştırma ve teknolojisinin getirmiş olduğu zamanımızın hastalık ve sağlık problemleriyle ilgilenmesine verilen addır. Tıpta geçmiş yok edilemez. Tıp her zaman bilgileri birleştirilerek üzerine koyarak ilerlemeli. Yüz sene önce bizim şu an reddettiğimiz tıp, o zamanın modern tıbbı idi. Yüz sene sonrada o zamanın tıbbı modern tıp olacak..Dolayısıyla bizim amacımız geçmişin bilgi ve birikimini günümüzün ölçme ve değerlendirme süreçlerine dahil etmek.

Bitkisel destek deyince koruyucu tıp da aklımıza geliyor değil mi?

- Gıda takviyeleri 2’ye ayrılır. Koruyucu ve tedavi edici yöntemler. Kişi hastalanır sonrasında tedavi edici yönteme geçer bu kişiyi hem maddi yönden hem de manevi yönden yıpratır. İnsanlar hastalanmadan önce tedbir ve önlemini almalı. Şu an biz, bitkisel ürünlerin varlığını kabul etmiyor fakat sonrasında gidip bu ürünü kendi ürettiğimizden daha fazla paraya yurt dışından alıyor veya ihraç ediyoruz..

DAMAR TIKANIKLIĞI ANA İLGİ ALANIMIZI OLUŞTURUYOR..

İlk olarak hangi hastalıklarla ilgilendiniz?

- Her birey tek olarak tedavi edilmeli.Fakat günümüzde maalesef ki mümkün olmuyor. Bizler ortalama olarak, hastalıklarda ne tür bitkisel etken maddeler etkili olur ve kaç kişide etki eder dedik ürünleri buna göre ürettik.İlk çalışmamız yara ilacı oldu. Diyabet hastalıklarında yara kolay kolay tedavi edilemez.Ama benim geliştirdiğim bitkisel yöntemlerleyaklaşık 23 yıldır gelen her 100 şeker hastasından en az 90’ını tedavi ettik.Sonra damar tıkanıklıklarıyla ilgilenmeye başladım. Çünkü analizlerin söylediği gibi bugün ölümlerin % 50 si damar tıkanıklığı ve buna bağlı süreçlerin sonunda olmaktadır. Hastalıkların başı olan damar tıkanığınıngiderilmesine yardımcı olacak ürünler geliştirdik. Örneğin kalp krizi geçirmiş hastamız vardı. Damarının açılmasına yardımcı olduk ve yürüyemeyen hastamız sağlıklı bir insan gibi normal yaşantısına devam etti.Damar tıkanıklığı ve sertliği, Diyabet hastalar için yara tedavisi, Sperm sayısının artırılması, kısırlık, azosperm, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, MS, başta olmak üzere bir çok hastalığın tedavisinde başarı kaydettik. Bunların her birinin bir hikâyesi vardır, ama sanırım röportajın konusunu aşar.

Bir örnek verirseniz?

- Örn: Hipertansiyonhastaları sürekli tansiyon ölçüyor ve sonrasında bir ilaç kullanımına gidiyor. Yıllar sonra midede bir rahatsızlık beliriyor onun için başka bir ilaç kullanmaya başlıyor.İlerleyen zamanda tansiyon dengede tutulamadığından tedavi süreci ve kullanılan ilaç değiştiriliyor. Tek hastalık için ilaç kullanmaya başlayan kişi bakıyorsun 10-12 sene sonra 4 farklı ilaç kullanmaya başlamış ve ömür boyu kullanacak. Aslında Tansiyon hastalığı nedir bir sonuç vücuttaki bir sorundan dolayı kan basıncınınyükselmesi değil mi? Bizler sonucu değil sebebi ortadan kaldırmalıyız böylece hastalığı tedavi ederiz. Örneğin, hipertansiyon, hastalığının çok önemli bir sebebi böbrek damarlarının tıkanmaya başlamasıdır, eğer bu damarları açarsak bu problemde ortadan kalkacaktır. Günümüz tedavisi ve geçmişi bir araya getirerek ortaya tedavi yöntemi çıkarmalıyız. Sonucun tam iyileşme olmasını sağlamak insanları mutlu etmektir.

97 ÜRÜN DENETİMİNİ BAŞARIYLA GEÇİRDİK..

Ürünleriniz tamamen doğal içerikli midir?

- Ürünlerimizin hepsinin içeriğindeki maddeler tek tek özenle seçilip kullanılıyor.Bütün ürünlerimiz teşekkürlüdür ve tüm ürünlerimiz analiz edilmektedir. Sanırım şu ana kadar 97 tane ürün analiz denetimi geçirdik ve hepsinden de müspet netice aldık. Ürünlerimizin başarı ve farkının sebebi içerlerinde kimyasal bir ürün bulunmamasından kaynaklanıyor.

Gelecekte bu sektör ülkemizde de yurt dışındaki gibi büyüyecek mi sizce?

- Türkiye dünyada ilerleyen birçok teknolojiyi takip ederek globalleşiyor ve sürekli ilerliyor. Dünya tedavide geleneksel tedaviye yöneldi, Türkiye’de zamanla elindeki doğal kaynakları fark ederekbu alana yönlenecektir.

Biraz da ekibinizden bahsetsek?

- 16 kişilik bir ekibimiz bulunuyor. Ayrıca danışmanlık aldığımız 65 kişilik bir ekip var. Kendilerinden yaptığımız ve yöneldiğimiz çalışmalar için bilgi alıyoruz. Dünya genelinde 16 üniversitede resmi çalışma iznimiz var fakat biz bunu Dünyada değil öncelikle Türkiye’de kendi halkımıza hizmet ederek yapmak istiyoruz.

Son olarak ürünlerinize ulaşmak isteyenler nasıl ulaşacaklar?

- Bitkisel destek ürünlerim Kibarlı, markası altında üretilmektedir. www.kibarli.com adresinden tüm bitkisel desteklerimizle ilgi bilgi alınabilir.




Advertorial
Anahtar Kelimeler
Bu Habere Oy Verin
Bu Haber Oylanmadı. İlk Siz Oy Kullanın.
Bu Habere Yorum Ekle
  • Misafir
    02.02.2013 23:29
    kanser hastalıgı
    şifalı bikilerden 1997 yılında bir hastama ilac olarak almanyaya göndermiştim 2 tane bitkiydi bir tanesi gerçekten kanser gibi yetişiyor bitkinin alman doktorları bilakis gelip elimden almışlardı hazırladıgım bitki ilaçları kulanan hasta tamamen kanserden kurtumuş.