Haber365 Ana Sayfa » Gündem » Camiler Neden Ahır Yapıldı? Kılıçdaroğlu Açıkladı!

Camiler Neden Ahır Yapıldı? Kılıçdaroğlu Açıkladı!

Camiler Neden Ahır Yapıldı? Kılıçdaroğlu Açıkladı!
13.07.2011 Çarşamba 12:02
Bu Habere 32 Yorum Yapıldı
Bu Haber 8740 Defa Okunmuştur
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün yaptığı grup konuşmasında İsmet İnönü döneminde ahır olarak kullanılan camilere açıklık getirdi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İsmet İnönü döneminde camilerin ahır olarak kullanıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan'a cevap verdi: "Kışla, yer yok. Nereye bırakacağız bunları? Bu askerlerimize nerede bakacağız?"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tek parti döneminde camilerin kışla olarak kullanılmasını ilginç gerekçelerle savundu. Kılıçdaroğlu, "O camilerde bu ülkeyi savunmak için, bizim çocuklarımız için şehitliği göze alan askerler, insanlarımız kalıyordu. Çünkü kışla, yer yok. Nereye bırakacağız bunları, bu askerlerimize nerede bakacağız?" dedi.

CHP lideri, bu skandal savunmayı Başbakan Erdoğan'ın eleştirilerine cevap verirken yaptı. Erdoğan, önceki gün hükümet programını anlatırken CHP Grup Başkan Vekili Muharrem İnce'nin kendisine laf atması üzerine, "İsmet Paşa'nın sayesinde bu ülkenin ne bedeller ödediğini biz biliyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Konya Alaattin Camii ile alakalı olarak İnönü'ye talimat veriyor, 'Burayı restore ettir' diyor. Çünkü ahır olarak kullanılıyordu. Temizletmiyor, restorasyonunu yaptırtmıyor. Ebediyete intikal ediyor Atatürk, orayı restore etmek de bize kalıyor. Bundan haberin var mı?" dedi.

Kılıçdaroğlu, bu sözlere cevabı bir gün sonra partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada verdi. Başka yer olmadığı için camilerin ahır olarak kullanıldığını ileri süren CHP lideri, şunları kaydetti: "Nasıl bu kadar ciddi bir hata yapılır? Bu vicdansızlık değil mi? Vicdanı olan, tarihi bilen, o ulusal Kurtuluş Savaşı'nın 1920'lerini 1930'larını bilen, tarihiyle barışık olan birisi tarihine bu kadar ihanet eden sözler söyleyebilir mi? Nasıl bunu yapar? Tarih, insan sevgisi yok. Çünkü bağımsızlığın, ulusal Kurtuluş Savaşı'nın ne olduğunu bilmiyor. Hangi bedeller ödenerek o savaşın kazanıldığını bilmiyor. O askerlerin bir günde sadece bir öğün yemek yediğini de bilmiyor. Mehmet Akif'in şiirlerini okuyor ama onları da bilmiyor. Çünkü o şiirleri okumak için insanın ruhunda denizlerin depreşmesi lazım ama sen kim Mehmet Akif kim? Sen kim ulusal Kurtuluş Savaşı kim?"

'Erdoğan imzasına sahip çıksın'
Kılıçdaroğlu, 13 gün sonra yemin etmeleriyle ilgili tartışmaya da değindi. Başından beri 'yemin yolunun nasıl açılacağı' yönündeki sorulara "İrade beyanı olursa yemin yolu açılır." karşılığını verdiğini belirterek, önceki gün hazırlanan mutabakat metninde bu irade beyanını gördüklerini anlattı. Ardından, şunları kaydetti: "Bizim istediğimiz irade beyanı budur. Şimdi ya okuduklarını anlayamıyor veya sonradan fark etti, 'şimdi ben nasıl çark ederim' diye düşünüyor. Bunun altında AKP'nin üç grup başkan vekilinin imzası var. Sayın Erdoğan benim bildiğim namuslu insanlar imzalarına sahip çıkarlar. Şimdi kalkmış 'dik durdular, durmadılar' falan. Biz dik durduk! Bu imzayı inkar ediyorsan senin omurgandan kaygım vardır. Biz verdiğimiz sözde durduk başta ne söylediysek şimdi de aynı noktadayız."

Bu arada CHP Genel Başkanı, il başkanları ve belediye başkanları ile bir araya geliyor. Kılıçdaroğlu, yarından itibaren iki gün boyunca ayrı ayrı toplantılar yaparak 12 Haziran genel seçimlerinin sonuçlarını masaya yatıracak. Kemal Kılıçdaroğlu'nun toplantıların ardından tatile çıkması bekleniyor.

Çiçek, Kürt sorunu için grupları biraraya getirebilir
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e Kürt sorununun çözümü için devreye girme çağrısında bulundu. NTV'de soruları cevaplayan Kılıçdaroğlu, ''Kürt sorununun çözümüyle ilgili olarak Sayın Çiçek grupları bir araya getirebilir, sorun gruplarda biraz daha net ortaya konulabilir. Bu konuda gerekirse akil adamlar, uzun yıllar yazı yazanlar, akademisyenler olabilir, bunları bir araya getirebilir, sorunun çözümüne katkı verebilir, ben buna inanıyorum." diye konuştu. CHP lideri, Çiçek ile AK Parti ve BDP heyetlerinin bugün yapacağı görüşme için de "Nasıl bir görüşme yaparlar bilemiyorum ama halkın oylarıyla seçilmiş her milletvekilinin Parlamento'ya gelip görev yapmasını isterim." ifadelerini kullandı.
Advertorial
Anahtar Kelimeler
Bu Habere Oy Verin
Bu Haber Oylanmadı. İlk Siz Oy Kullanın.
Bu Habere Yorum Ekle
  • Misafir
    18.08.2011 18:17
    ABARTMA HUYUNDAN VAZGEÇİN !!
    Camiler ahır yapılmış ? Peki kaç cami ahır yapılmış ? 100,200,500,1.000,1.500 tane mi ?
    Peki Sultan Selim camii'de ahır yapılmış mı ya da Fatih camii ?
    Sizlerin kendinizi haklı çıkarmak uğruna olayları bire bin katarak anlatmanızdan artık gına geldi.Camiler ahır olarak kullanılmadı hiç bir zaman .....
  • Misafir
    13.07.2011 22:10
    utanmadan saptırıyor,kıvırıyor.
    Başbakan camileri ahır yaptınız diyor.o askerler yattı diyor.asker ile atları ayırt edemiyor mu yoksa kıvırıyor mu?tarihi belgeler öyle demiyor kemal bey.asker elbette camide yatabilir ama at ve öküzler yatmaz.
  • Misafir
    13.07.2011 19:51
    Kılıçdaroğlu yalan söylüyor yalan söylüyor.
    Ben beş altı yaşlarında iken bizim şehrimizin şu an en güzel camileri askeriyenin ot deposu idi. Baba annem rhmetli bak oğlum bunları iyi gör derdi. Hemde sonradan büyünce anladım Menderes hükümetinin birinci yılı imiş, yani sene 951
  • Misafir
    13.07.2011 17:41
    gülüyorum hallerine
    yahu ağaç kes iki tahtayı birbirine bağla sarmaşıkla çivi yoksa bu mazeretmi gülüyorum gülüyoooooooor taşı oy kayayı oy taştan oyma evler yokmu sende oy yat içindevay anam vay gülüyorum gülüyor başbakan dalga geçiyor artık bunlarla
  • Misafir
    13.07.2011 17:30
    halk
    yer yokmuş benim dinime saygısı olmayan adamların benim meclisimde işi yoktur
  • Rota.Sakarya
    13.07.2011 15:54
    MERD'İ KIPTİ,ŞECAAT ARZ EDERKEN SİRKATİNİ SÖYLERMİŞ...
    ...Hiç tarih okumadığı,hiç olmazsa Partisinin geçmişini bilmediği açıkça belli oluyor.

    Tarihçi Erhan Afyoncu,konu hakkındaki bir makalesinde diyor ki:
    1966 da, İsmet Paşa muhalefet lideriyken, kendi döneminde camilerin kapatılmadığını iddia edince, dönemin önde gelen gazetecilerinden Mehmed Şevket Eygi, Yeni İstiklal Gazetesi'nde vatandaşlara bir çağrıda bulunarak "CHP döneminde yıkılan, satılan, kiraya verilen, depo ve müze yapılan camiler hakkında resim, yazı ve bilgi" göndermelerini istemişti. Gelen yazı ve resimlerin bir kısmı Yeni İstiklal Gazetesi'nde yayınlandı. 2003 yılında ise bu mesele Mehmed Şevket Eygi tarafından "Yakın Tarihimizde Cmi Kıyımı" adıyla kitaplaştırıldı. Kitabın başlığının altında ise "Kapatılan, satılan, yıkılan, kiraya verilen, depo yapılan, CHP ocağı, saz ve içki evi, spor kulübü lokali haline getirilen, müzeye dönüştürülen binlerce mbedin hazin hikayesi" şeklinde bir ibare vardır. Bu kitap, Türk tarihinin bu en acı hadisesini teferruatlı olarak anlatır.
    15 Kasım 1935'te "Cami ve mescitlerin tasnifine ve tasnif harici kalacak cami ve mescit hademesine verilecek muhasasat (maaş, ödenek) hakkında" bir kanun çıkarıldı. 2845 numaralı kanunda "Tasnif harici tutulan cami ve mescitler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır" hükmü vardı. Bu tarihten sonra yüzlerce cami kapatıldı, depo yapıldı, satıldı, yıktırıldı, parti binası bile yapıldı.
    Anadolu Hisarı Barutçular Sokak'ta bulunan Göksu Mesciti (Mihrişah Valide Mesciti) Mihri Şah Sultan tarafından yaptırılmış, İkinci Mahmud tarafından yenilenmişti. Göksu Mesciti ibadethanelikten çıkarılarak, CHP Ocağı yapıldığı gibi, üzerine de partinin simgesi altı ok konulmuştu. Çok partili dönemde Göksu Mesciti tekrar ibadethaneye dönüştürüldü.
    Anadolu'nun birçok yerinde yüreği parçalanan vatandaşlarımız birleşerek yapılış amacı dışında kullanılan cami ve mescitleri satın alıp, tekrar ibadethaneye dönüştürmeye çalıştılar. Tokat'ta Kbe Mescit isimli ibadethane 1940'lı yıllarda kiraya verilerek, tuz deposuna dönüştürülmüştü. 1949'da satışa çıkarılınca dört Tokatlı burayı satın alıp, tekrar ibadethaneye dönüştürdü. 4 Ocak 1967 tarihinde Yeni İstiklal Gazetesi'ne gönderilen bir mektupta Tokat'ta 33 cami ve mescitin yıktırıldığı ve bir kısmının arsasının satıldığı ifade edilmişti.
    Kılıçdaroğlu,Konya da yer bulunamadığı için caminin kışla ahırı yapıldığını söylüyor ya,işte size İnönü istibdadı zamanında Konya'daki ibadethanelerin durumu şöyledir: 1- Sultan Alaaaddin Camii: Depo oldu; 2- İplikçi Camii: Müze oldu; 3- Kışla Camii: Depo oldu; 4- Battallar Camii: Depo oldu; 5- Paşa Camii: Depo oldu; 6- Cıvıllıoğlu Camii: Depo oldu; 7- Kapu Camii: Depo oldu; 8- Sultan Selim Camii: Depo oldu; 9- Sahibata Camii: Depo oldu; 10- Sadreddin Konevi Camii: Depo oldu; 11- İnce Minareli Camii: Depo ve Müze oldu; 12- Havacı Camii: Depo oldu; 13- Karadayı Camii: Depo oldu.
    Ezanın 1932 den 1950 ye kadar 18 yıl süren TÜRKÇE EZAN maskaralığının sebebi ne idi sanıyorsunuz? Tabii ki Lozan antlaşmasının halen de açıklanmayan "gizli" maddeleriyle verilen söz üzerine ülke halkını İslam Dininden soğutmak, halkın yaşayışından dini çıkarmaktı.Bunun için önce ezan Türkçeleştirilmiş, yıllar içinde bunu benimsemeyen halk camileri terk etmeye,ibadetini evinde yapmaya başlamış; böylelikle REJİMin eline koz ve fırsat geçince de kanun çıkarılarak "cemaatsiz kalan camiler" satılmış, başka amaçlar için kullanılmıştır.

    Hatta,"İslamiyet'in Türkleri geri bıraktığı,bu yüzden ülke halkının dininin değiştirilerek Hıristiyan olunması gerektiği söylenmiş,bunun için Meclise kanun teklifi bile verilmiştir.

    Tarihçi Mustafa ERDOĞAN; Türkçe ezanı kabul etmeyenler için derki: (Hapislere atılanlar, para cezası alanlar, karakollarda dayak yiyenler, işlerinden olanlar... Bu dönemin canlı tanıklarının hatıralarında bunlar hep var. Türkçe Ezan ve Menderes (Timaş, 2010) adlı kitapta, yaşayan tanıkların hatıralarını toplayarak unutulmasının önüne geçmek istedik. Çektikleri eziyetleri, "Allah demenin yasak olduğu yıllar" şeklinde hatırlayanlar hl aramızda yaşamaktadırlar. O kadar korkutulmuşlardır ki, 60 yıl sonra bile mikrofona konuşmaktan çekinenler olmuştur. Düşünün artık uğradıkları zulmün derecesini...

    Yine Mustafa ERDOĞAN'ın "Tek Parti Devri" kitabında konu ile ilgili İBRETLİK bir hatıra vardır. Tarihçi Necdet Sakaoğlu, doğup büyüdüğü Divriği'de tarihi bir caminin nasıl hapishane yapıldığını, dahası Müslümanların namazda yöneldikleri mihrabın nasıl tuvalet olarak kullanıldığını şöyle anlatıyor:
    Bundan 50-55 sene evvel (1945-1950 yıllarına rastlıyor) benim çocukluğumu geçirdiğim kasaba olan Divriği'de, Cedid Mustafa Paşa Camii hapishane olarak kullanılıyordu. Taş bir bina olduğu için tercih edilmişti; zaten o yıllarda camilerin çoğu kapalıydı.
    Mahkmlar ayaklarını pencereden dışarı çıkarırlar, türkü söylerlerdi akşama kadar. Sokaktan geçerken, mahkmlardan korkardık, sanki pencereden üzerimize atlayacaklar gibi gelir, ta uzaklardan geçmeye çalışırdık, Camide tuvalet de, su da yoktu. Yıllar sonra benden yaşça daha büyük olan ve o yılları daha iyi hatırlayan bir emekli hkime, mahkmların tuvalet ihtiyaçlarını nasıl giderdiğini sordum. (Şöyle cevap verdi:) "Mihrabın önüne büyük bir küp konmuştu.
    İki yanına inşaat iskelesi gibi iskele kurulmuş, iki de tahta uzatılmıştı. Mahkmlar bu iskeleye çıkıp küpü kullanıyorlardı. Küp dolunca da gardiyan, kulpundan sırık geçirip iki mahkmun omzuna veriyor, dereye boşalttırıyordu.

    Tıpkı halkın dinle bağını koparmak için yapılan Türk halkına yapılan bir zulüm de HARF DEVRİMİDİR. Yenisöz Gazetesindeki yazısında Ali Görkem Userin şöyle yazıyor.
    (Artık çoğumuzun okuyamadığı eski harfler,bir yazılı metin ve kayıt olmanın ötesinde kopan güçlü bir uygarlık bağının simgesidir.Kemalist devrimin ekonomik alan da dahil,siyaset,hukuk,toplum,eğitim ve kültürdeki devrimlerinin hepsi;en sonunda Türk Milletinin inancından neş'et eden HAYAT TARZINI VE KÜLTÜREL BİRİMİNİ ve az çok bunu başarmıştır.
    BUGÜN HİÇ KİMSE,SALTANATIN VE HALİFELİĞİN KALDIRILMASININ;TEKKE,ZAVİYE,MEDRESELERİN KAPATILMASININ,
    MECELLENİN ve ŞER'İYE MAHKEMELERİNİN TARİHE GÖMÜLMESİNİN,İNANÇLA İLGİSİZ OLDUĞUNU İDDİA EDEMEZ VE SAVUNAMAZ.
    Harf ve Dil Devrimi,adeta tüm bunların olmasının garantisi ve perçinlenmesi-sağlamlaştırılması içindir.Çünkü Arap Harfleri ile bağı kopartılan millet ne bir daha medrese kurabilir,ne de yeniden saltanat ilan edebilir. -Ne de geçmişi hakkında yazılanları okuyabilir RS-

    M.Kemal'den sonra ikinci adam İnönü, hatıralarındaki itirafı ile Harf Devriminin içyüzünü ve arka planını açıklamaktadır. İnönü derki; "Harf Devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı,okuma yazmanın -yeni harflerle- yaygınlaşmasını sağlama değildir. (..) Devrimin temel gayelerinden biri,YENİ NESİLLERE GEÇMİŞİN KAPILARINI KAPAMAK,ARAP-İSLAM DÜNYASI İLE BAĞLARI KOPARMAK ve DİNİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİ ZAYIFLATMAKTIR.
    Yeni nesiller eski yazıyı öğrenemeyecekler,yeni yazı ile çıkacak eserleri de biz denetleyecektik.DİNİ ESERLER ESKİ YAZIYLA YAZILDIĞINDAN OKUNAMAYACAK,DİNİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ DE AZALACAKTI.)

    Daha başka sözü uzatmaya gerek yok.Başbakan Erdoğan'ın tabiri ile " İŞTE BUNLAR BU" dur...
  • Misafir
    13.07.2011 15:47
    yer yokmuş
    kardeşim sen bu milleti enayi mi zannediyorsun?hayvan bağlayacak yer bulamadıysanız.ormanlarda agaç çoktu...
  • Misafir
    13.07.2011 15:44
    KURTULUŞ SAVAŞI
    Genel olarak bazı başlık yazılarına göz attım.Ama çok üzülüyorum,arkadaşlar ben şunu demek için bir kaç satır yazıyorum.
    O şöyle söylemiş bu böyle söylemiş dersek hiç bir zaman işin içinden çıkamayız artık bunları bir kenara bırakalım.Biz şu an bir savaşın için de olsak ne yapardık, gerekirse okulları, camileri,kamu kuruluşları,hastaneler, sağlık ocakları v.b. gibi yerleri Türk Milletin menfaati için Türk Halkının geleceği için ister Ahır olarak kullanırsınız isterseniz hastane isterseniz cephane o durumda artık düşünecek bir şey yok neyi gerektiriyorsa artık o olur.Saygılarımla
  • Misafir
    13.07.2011 15:32
    misafire cevap
    İNÖNÜ yü nekadar tanıyorsun o şartlarda o ka darını kurtara bildi karşısında hangi devlet ler yoktuki bu gün her türlü araç gereç ve teknolojiye güçlü bir orduya sahib olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ VE (9)Yıldır iktidar olan AKP Hükümeti üçbeş çapulcuyla baş edemiyor.Şükredin o istiklal kahramanlarıolmasaydı şimdi sizi yabancı bir isimle tanırdık ingiliz,italyan,yunan,fransız
  • Misafir
    13.07.2011 15:29
    ilke
    başbakan a ilk kez katılıyorum chp omurgasız bir parti gerçekten ... bu arada arkadaşlarınıda sattı taviz üstüne taviz verdi helal olsun bdp ye diyorum gerçi onlarda meclise gelecek ama gerekirse 4 yıl sürer gibi birşey duymadım bu ülkede ilkeleri olan iki parti var MHP bdp o kadar