Haber365.com yazarı Ozan İncesaraç'ın kaleminden...
Birand bırakmış!
İstifa mı etti, ettirildi mi, gevezeliği seven medya kulislerinin lafabazan söylenceleri dışında bu soru şimdilik yanıt bulamayacak.
Düşük de olsa ihtimal ki Birand yıllar sonra –eğer tutuyorsa- güncesini açıklar ve ‘O dönem yaklaşan Genel Seçimler öncesinde ana muhalefete destek vermek isteyen patronum Aydın Doğan’ın ricasını kıramadım’ der.
Ama ‘Ne yapılırsa yapılsın bir türlü dikiş tutturamayan Star Haber’in başındaki kadim dostum Uğur Dündar ve sadık şovalyesi Yılmaz Özdil’in selefim olacağı iddialarına da gülüp geçmiştim’ der mi?
Koşullar ne olursa olsun cebinde hep bir ‘Sense of Humour – Espri Yeteneği’ taşıyan Birand şimdi bile bu dedikodulara gülüp geçiyordur, ancak yıllar sonra bu derece açık konuşacak kadar dürüst olabilir mi; orası meçhul!?
Birand’ın yerine Uğur Dündar gelmez. Seçimlerde CHP’ye topyekün destek verecek olan Doğan medyası, tecrübeli bir kaptanını dümeni her daim yalpalamış bu geminin başına vermez.
CNN Türk’te hep bir Ferhat Boratav gerçeği oldu. Hatta Cem Yılmaz esprisi gibi ‘Boratav hep oradaydı, kanalı gelip onun üzerine kurdular’.
Ha, Boratav bu işi götürür mü? O kadar kibar, o kadar elit, o kadar naif bir adamın evrimini tamamlayamamış kaba Türk siyasetinin hoyrat koşullarına göğüs gerebilmesi düşük ihtimal. Boratav Türkçe konuşan bir yabancı gibi, dolayısıyla yabancı olduğu bir toplumu nasıl kritize edip onlara seslenecek yayınlar yapsın…? Zor!
Yavuz Oğhan’ın Genel Yayın Yönetmenliği için ismi kuvvetle telaffuz ediliyor. Sokaktan gelen Oğhan, haberciliğin H’sinden işe başladığı için avantajlı gözükse de patronaj için bu koşul yeterli değil. Türk medya patronları muhtelif iştirak sahibi işadamları olduğu ve gazeteciliğin düsturlarından bihaber kaldığı için sağ koluna bir ‘Salon Beyefendisi’ arar, sadece şeklen değil aynı zamanda ruhen.
O salon beyefendisi ticari ve resmi tüm makamlara karşı işadamını temsil görevini üstlenir, üst düzey Marketing yapar yani! Haberi bilen Yavuz Oğhan, seçkinler katının parkelerinde vals yapmayı beceremez. Ayağı kayar, o sendelerse de kurum sallanır. Kurumun mali dengesi de bunu kabullenmez!
Bu sabahki editoryal toplantıda ‘Ertuğrul Özkök’ seçeneğini sordum arkadaşlara.. ‘Yıprandı’ dediler, ‘Televizyoncu değil’ dediler, ama hiçbiri ‘Yok canım, ne alaka’ demedi, diyemedi. Ne var ki Özkök yada ona yakın kalitede bir isim –Fehmi Koru?- dem vurduğumuz o salonlarda Big Boss’un lansmanını rahatlıkla gerçekleştirebilir.
Elbette son kararı patron masası verecek! O isim ise yalnızca Doğan’ın kafasında..
NTV karşısında 5-0 geride olan ve habercilik hezimetine uğramış bir CNN Türk’ün acilen tuttuğunu koparan ama şık giyinen bir teknik direktöre ihtiyacı var! El Cezire Türk’ün de sahaya adım attığını düşünecek olursanız, CNN Türk’ün istifası için Birand’a teşekkür etmesi gerek!
EYM Aldım!
Sigarayı bırakmıştım ki, -6 ay oldu- sanırım bu ara yeniden başlıyorum fakat ‘temiz’ geçirdiğim süreçte acayip huylar edindim. İlkinden başlayalım..
Efendim, kanımda daha az nikotin dolaşınca nispeten sakinleşen bu kulunuz yıllarca müdavimi olduğu Rock müzikten feragat edip Lounge, Downtempo, Chillout’a merak sardı.
Sia seviyorum mesela –canım o benim!-, Blue Stone’un mikrofonu Sara Bloomfield’a teslim ettiği parçalarına bayılıyorum, AK, Gelka, Kate the Cat, hadi biraz depresif olsun şöyle Rock’ı da andırsın derseniz Sigur Ros..
iTunes’un selection kısmında radyo seçeneği var. Ancak önce programı indirmeniz lazım. İndirince radyo opsiyonunu göreceksiniz, girin, envai çeşit kategori var. Ben Ambience kısmına kilitlendim kaldım.
Yüze yakın istasyon var, daha kulak zarı görmemiş parçalar çalıyorlar. Laklak eden DJ yok!
Yerlistan ürünlerinden Lounge O2, Luxury Lounge de yabana atılmayacak istasyonlar FM bandında..
Gelelim ikinci garip huyuma. Sağda solda görüp, duyup, meraklanınca gidip bir EYM aldım.
Nedir EYM, hemen açalım: Ekmek Yapma Makinası.
Fiyat bandı olarak 100 TL’den 400 TL’ye kadar –benim gördüklerim bunlardı, başka varsa bilmem- bir aralığa sahip bu minik fırınlar!
‘Basit bir EYM al, sonra daha profesyonel birşeye geçersin’ diye de salık verdi konu komşu, işi öğrendikçe makinayı büyüteceğim yani. NOS bile taktırabilirim :)
Daha dün aldım, henüz tecrübe edemedim, içinden hallice bir kullanma kılavuzu çıkıyor ki birkaç ekmek tarifi dahi mevcut. İnternette ise Ekmeksanati.com ziyade kıvamında bir rehber!
Eğer sigaraya yeniden başlarsam EYM, mutfak dolabının huzurevi katındaki katı meyve sıkacağına komşu gider. Yok, nikotinsiz hayata devam edersem kendimi ekmek yapımına vereceğim, ayrıntıları naklederim sizlere.
Giderken Ayıbını da Götürseydin Yanında…
35 yaşımın ilk gününe serin bir Cumartesi sabahı uyandığımda havada yalnızca mevsimin suskunluğu vardı. Erkenden ofise gelmeyi tercih ettim, görenler şaştı, ‘Bu saatte sen?’ dediler. Bu saatte ve bu yaşta bendim sahiden de..
İyi bir kahvaltı ettim sabahın 7’sinde, yumurta annemin çırptığı gibiydi. Üstüme değil de masa örtüsüne döktüm bu kez reçeli, bıçağın ucuyla alıverdim, garson küfür etmesin arkamdan diye.
Günün geri kalanı için bir çizelge hazırladım ama bunu hayatıma uygulamamaya karar verdim. Fazla plan beni bozar.
Durup, aylardan sonra açtığım ilk paketten bir sigara yaktım ve her zamanki gibi bir dolu ismin sıralandığı telefon rehberinde arayacak kimseyi bulamadım. Dağ mı fareye küs, fare mi yüzünü çevirdi zirvedeki pamuk beyazı bulutlardan?
…Herkes beni sen sanmaya devam ediyor, sen aslında hala bensin ama bende bir sen kalmadı! İşte, bunu kimse bilmiyor.