9 Şubattan bu yana sinema dünyasının kalbinin attığı uluslararası Berlin Film Festivali dün sona erdi.
400'e yakın filmin gösterildiği Berlinale'de “Altın Ayı” İtalya'ya giderken, Türk sinemasını temsil eden yapımlar da ödüle layık görüldü.
Festivali başından beri izleyen Aydın Üstünel'in haberi:
62. Uluslararası Berlin Film Festivali'nde, Türk sinemasının yüzü güldü. Emin Alper’in ilk uzun metrajlı filmi “Tepenin Ardı”, Berlinale'de genç sinemacılara ve yenilikçi yapıtlara ayrılan Forum bölümünün en prestijli ödülü sayılan Caligari Ödülü'ne değer görüldü. Jürinin Türkiye'den Festivalde “çağdaş bir Western filmi” olarak nitelediği Tepenin Ardı'nın ödülü cuma akşamı yapılan törenle yönetmeni Emin Alper'e verildi.
Emin Alper: "Çok teşekkürler. Bu ödül benim için çok önemli, zira Caligari Ödülü'nü ilk kez, 14 yıl önce Nuri Bilge Ceylan'ın ilk filmiyle ödüle layık görülmesi vesilesiyle duymuştum. O zamandan bu yana takip ediyorum, çok iyi yönetmenlerin de aldığını biliyorum. O yüzden bu ödülü almak benim için gerçekten çok gurur verici."
Ailesiyle ve çevresiyle yaşadığı sorunlarla yüzleşme yerine, bütün sorunların sorumlusu ilan edilebilecek bir düşman, bir günah keçisi yaratan maço erkek kültürünün trajedisini anlatan "Tepenin Ardı" Berlinale'den sadece Caligari Ödülü ile de yetinmedi.
Emin Alper'in senaryosunu da yazdığı Tepenin Ardı, en iyi ilk film özel mansiyon ödülünü de kazandı. Türk sinemasını Berlinale'de temsil eden diğer yapım, Reis Çelik imzalı “Lâl Gece” de gençlik filmlerinin gösterildiği Kuşaklar bölümünün en büyük ödülü olan Kristal Ayı'ya layık görüldü. Başrollerini İlyas Salman ve Dilan Aksüt'ün oynadığı film, 14 yaşında bir kızın 60 yaşında bir adamla evlendirilmesini konu ediyor. Jürinin gerekçesinde, “Mükemmel oyuncular sayesinde, aile geleneklerini kendi iradelerinin üzerinde tutan ve bu yüzden eli kolu bağlı olan iki insanın duygu dünyasına girebildik.” ifadesine yer verildi. Türk sineması için bunun sevindirici bir gelişme olduğunu söyleyen Yönetmen Reis Çelik, ödülün kendi için anlamını şöyle dile getirdi:
"Bu film, ülkemizde ve dünyada, kadının yeri ve ona duyulan saygının yapısı konusunda bir dikkat çekmeydi. Ülkemizde kadın üzerinde yaşanan çok trajik şeyler var. Ona dikkat çekmeyi ne kadar başarırsak o kadar iyi diye bakıyorum. Sanat, derdimizi anlatmaktır. Bunlar sayesinde biraz daha fazla sesimiz çıkmış oluyor.”
Festivalin en büyük ödülü olan Altın Ayı ise İtalya'ya gitti.
Kaynak: Almanya'nın Sesi Radyosu